İstanbul Sözleşmesi: Kararnameyi tanımıyoruz!

4

AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 19 Mart gecesi, İstanbul Sözleşmesi’nin feshine dair bir Cumhurbaşkanlığı kararnamesi yayınladı. Birçok hukukçu sözleşmenin Meclis tarafından alınmış bir karar olduğu için kararname ile çıkılamayacağını söylerken iktidar cephesi ise bu hamleyi Cumhurbaşkanının uluslararası anlaşmalara dair yetkisine atıfta bulunarak açıklama yapıyor.

Öte yandan Twitter’dan bir açıklama yayınlayan CHP İstanbul Milletvekili ve Anayasa Hukukçusu İbrahim Kaboğlu, İstanbul Sözleşmesi’nin feshine gerekçe gösterilen Cumhurbaşkanı yetkisi için: “…Yasa ile uygun bulunan uluslararası sözleşmeleri kapsamamaktadır” diyor. Zira İstanbul Sözleşmesi de 6251 sayılı yasa çerçevesinde TBMM’de oy çokluğu ile kabul edilmiş bir sözleşme. Yani yasa dayanağı olduğu için Cumhurbaşkanı yetkisi dahilinde değil.”

SAADET PARTİ’Lİ ASİLTÜRK KALKACAĞINI SÖYLEMİŞTİ

İstanbul Sözleşmesi tartışması ilk kez yaşanmıyor. Neredeyse imzalandığı günden bu yana tartışılan bir sözleşme bu. Hatta yakın zamanda tartışmalar yine yükselmiş, kulislerde AKP’nin sözleşmeyi kaldıracağı söylenmiş fakat kadınların tepkisi üzerine geri adım atılmıştı. Fakat ocak ayının son günlerinde Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Oğuzhan Asiltürk, katıldığı televizyon programında, Erdoğan’la yaptığı görüşmeler öncesinde bazı AKP’lilerin kendisine gelerek İstanbul Sözleşmesi’nin kesinlikle kalkacağını söylediğini ifade etmişti. Asiltürk’ün bu sözlerinin üzerinden yaklaşık 2 ay sonra Erdoğan bu hamleyi yaptı. HDP’ye kapatma davası, Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun vekilliğinin düşürülmesi ve İstanbul Sözleşmesi’nin feshi kararı birçok kesim tarafından AKP’nin MHP ve SP ile yapacağı olası ittifakın hamleleri olarak yorumlandı.

SÖZ KADINLARIN: KARARI TANIMIYORUZ!

Peki kadınlar bu olup bitenleri nasıl yorumladı? Başta İstanbul, Ankara ve İzmir’de olmak üzere kadınlar sokaklardaydı. İstanbul’daki Newroz kutlamalarından Kadıköy’deki eyleme gelen kadınlarla konuştuk. Kadınlar yüzlerinde maskeler ellerinde “İstanbul Sözleşmesi’ni uygula”, “Bir kişi daha eksilmeyeceğiz” dövizleriyle alanlardaydı. Alandaki kadınlara sözleşmenin feshine dair ne düşündüklerini sorduk. Çoğu öfkeliydi. Açık hedef haline geldik isim vermeden anlatalım çünkü sözümüz bir dediler. Söz kadınların:

“Bunu yetki alanlarının içerisinde olmadığı halde hukuksuz bir şekilde yaptılar. Sözleşmeden sadece bir imza veya kararname ile çıkabileceklerini sanıyorlar fakat sonuna kadar mücadele edeceğiz. Kararı tanımıyoruz. Hakkımızı söke söke alacağız.”

“Öfkeliyim çünkü kadınları korumak yerine aksine kadınlara karşı şiddeti artıracak bir karar. Bu sözleşmenin değil kaldırılması tartışılmasını dahi saçma buluyorum. Kadınların hayatını tehlikeye atmanın nesi tartışılıyor?”

‘ZATEN CEZA ALMIYORDUNUZ’

“Sözleşmenin kaldırılması zaten şu an olmayan can güvenliğimizi daha da tehlikeye atıyor. Ben Erdoğan salonumun ortasına oturmuş şunu giyemezsin, bu saatte dışarı çıkamazsın kısaca yaşam hakkın yok diyor gibi hissediyorum. Bizler belki de aile ya da partnerlerimizden bile görmediğimiz şeylere devlet eliyle maruz kalıyoruz bu çok can sıkıcı öncelikle. Cezasızlığın hüküm sürdüğü bu ülkede devlet şunu söylüyor: Artık kadınlara da LGBTİ+’lara da istediğinizi yapabilirsiniz, zaten ceza almıyordunuz şimdi yargı ve istinaf yolunu da kapatıyorum.”

“İstanbul Sözleşmesi bir lütuf değil mecburiyetti. Sadece sözleşmenin olması tek başına elbette yeterli değildi o yüzden de uygulamama konusunda çok fazla ayak dirediler. Şimdi de zaten uygulamadıkları sözleşmeyi kaldırmaya çalışılıyorlar. Bu AKP’nin en başından bu yana kadınları, LGBTİ+’ları korumuyoruz, korumayacağız politikasın en açık göstergesi hatta ilan edilmesidir.”

MEYDANLARDAN ÇEKİLMİYORUZ

HDP Milletvekili Züleyha Gülüm: “İktidar kendi bekasını sağlamlaştırmak için sürekli adımlar atıyor. HDP’nin kapatılmak istenmesi de kadına yönelik sözleşmenim feshi de yeni bir toplum dizaynı yaratma çabası ve yasalarla da bunu beslemeye çalışıyor. İstanbul Sözleşmesi’nin kalkması bir defa hukuka uygun değil. Meclis onayı ile kabul edilmiş bir sözleşmenin, uluslararası hukuka göre meclis onayı ile ancak kaldırılması mümkün. Dolayısıyla kararname ile yapılması mümkün değil ve bu karar yok hükmündedir. Alanı da görüyorsunuz kadınlar çok güçlü bir şekilde sözleşmeyi sahipleniyor. Çünkü bu sözleşme AKP’nin lütfu falan değil, aksine kadın kazanımlarıyla elde edilmiş bir hak. Savunmaya da uygulatmaya da kararlıyız, meydanlardan çekilmiyoruz. Öte yandan HDP’nin kapatılmasına ve irademize el konulmak istenmesine karşı da Newrozlarda milyonlarca insan buna izin vermiyoruz dedi. Ne yaparsa yapsınlar halk gözünde bir meşruiyeti yok yapılanların.”

 

Yorum Yaz