FEDA: Aleviler, mazlumun yanında olmanın hakikati ile Newroz’u sahiplenmişlerdir

4

Demokratik Alevi Federasyonu, “Newroz; başta Mezopotamya halkları olmak üzere, Ortadoğu halklarının diriliş ve direniş bayramıdır” dedi. Yapılan açıklamada, “Aleviler, Newroz’ a özgürlük ateşinin meşalesi olarak büyük değer vermiş ve sahiplenmişlerdir” denildi. 

Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA), yazılı bir açıklama yaparak, “Newroz; başta Mezopotamya halkları olmak üzere, Ortadoğu halklarının diriliş ve direniş bayramıdır” dedi.

FEDA, Newroz’un  Aleviler tarafından, hem diriliş ve direniş günü olması nedeni ile hem de kendinden doğuşun yol açtığı yeni ve özgür yaşamı ifade etmesi nedeni ile sahiplenildiğini ve bayram olarak kutlandığını belirtti.

“ALEVİLER NEWROZU ÖZGÜRLÜK ATEŞİNİN MEŞALESİ OLARAK SAHİPLENMİŞLERDİR”

FEDA açıklamasında iki madde halinde şunları kaydetti:

1-Diriliş ve Direniş olarak Newroz: Neolitik Tarım Devrimi’nin yol açtığı bolluk ve bereketin yaşandığı Mezopotamya’da, insanlık tarihinin önemli yapım ve yaratım faaliyetleri hayat bulmuştur. Anacıl toplumun ahlaki ve politik değerlerini bayraklaştıran, bu coğrafyanın kadim halkları ve inançları, sonradan oluşacak olan devlet ve iktidarlara karşı hep direniş içinde olmuşlardır. Zalim Dehak’a karşı Demirci Kawa’nın baş kaldırışını hak, adalet ve özgür yaşam arayışının günü olması nedeni ile sahiplenen Aleviler, Newroz’u zalime karşı mazlumların diriliş ve direniş bayramı olarak kutlarlar. Tarih boyunca ne şaha, ne padişaha, ne krala, ne imparatora boyun eğmeyen, hep mazlumun yanında olmanın hakikati ile direniş içinde olan Aleviler, Newroz’ a özgürlük ateşinin meşalesi olarak büyük değer vermiş ve sahiplenmişlerdir.

2- Başta Raa(Rêya)-Heqi süreki olmak üzere Aleviler; Newroz’un politik değerler sembolunun yanında paylaşma, dayanışma ve ortaklaşmanın ve kendinden doğuşu Hawtêmal/Hewtêmal diyede kutlarlar. Bu anlamda Newroz-Hawtêmal/Hewtêmal ateşini kışa karşı baharın, karanlığa karşı aydınlığın, soğuğa karşı sıcağın, kıtlığa karşı bolluğun, ölüme karşı yeniden ve kendinden doğuşun dirilişi ve direnişi diye hep harlamışlardır. Eko-sistemde, doğada ve tabiattaki bu ikiliğin yol açtığı kendinden doğuşu, inanç sahipleri, binlerce yıldan beri şölenlerle karşılamış ve kutlamışlardır. Hawtêmal’da Toprak Ana’nın binbir renk ve kokusu ile çokluk içinde birliği yaşamaya başlayan doğadan esinlenerek, sosyal ve kültürel yaşamlarını;” El Ele El Hakk’a ” diyerek hiyerarşi dışı toplumsallıklarını sürdürmüşlerdir.

“SIRADAN BİR KUTLAMA DEĞİL”

Güneşin yedi renginin neden olduğu ahenk ve uyumdan hareket eden Aleviler, toplumsal ve siyasal istikrarın; çokluğun ve çeşitliliğin fonksiyonu ile sağlanacağından hareketle,”Yol Bir Sürek Binbir” diyerek tek tipleştirmeye karşı çokluğu ve farklılıkları savunmuşlardır. Hava, su, toprak ve ışığın neden olduğu bu değişim dinamiğinin kendinden doğuşu ile beslenme, üreme, barınma için gerekli olan her şeyi yeniden üreterek, karşılayabileceklerinin bilinci ile hareket eden Aleviler, dilsel, kimliksel, siyasal, sosyal ve kültürel sorunlarının çözümünü, kendi öz güçlerine dayanarak gerçekleştirmişlerdir. Bu nedenle, Alevilerin Newroz’u sahiplenmeleri; sıradan bir kutlamadan öte, sosyal ve kültürel yaşamlarının sürdürülmesi ve yeniden inşasında içselleştirdikleri özgür yaşam dinamiği olmuştur.Yaşasın Newroz ! Biji Newroz!”

PİRHA/ İSTANBUL

Yorum Yaz