Türkiye’de demokrasinin yolu, bölge barışından geçer

9
                        <b>DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, DİTAM Tigris Diyalogları toplantısında konuştu. Babacan, ‘Bölgesel sorunlarımızı göz ardı edemeyiz. Türkiye’deki demokrasi başarısı, bölgedeki demokrasi başarısıyla gelir’ dedi</b>

Dicle Toplumsal Araştırmalar Merkezi’nin (DİTAM) Tigris Diyalogları adı altında online toplantı gerçekleştirdi. Toplantıya Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Partisi Genel Başkanı Ali Babacan da katıldı. Toplantıda konuşan Babacan, Türkiye’nin her alanda kriz yaşadığını ve iyi giden bir alanın kalmadığını söyledi.

Bu problemlerin artacağını önceden gördüklerini ifade eden Babacan, “Mevcut yönetim zihniyetiyle çözüm olamayacağı kanaatine vardık. Mevcut iktidarda değil genel olarak siyasi yönetim sorunu var. Medya susturulmuş, etkisizleştirilmiş. Sivil inisiyatifin demokraside etkisinin azaldığını görüyoruz” dedi.

Korku siyaseti

Türkiye’deki demokrasi başarısının, bölgedeki demokrasi başarısıyla geleceğini belirten Babacan, “Bölgesel sorunlarımızı göz ardı edemeyiz. Bazı toplum kesimlerinde kutuplastırma olduğunu görüyoruz, herhangi bir konuda çözüm üretilmediği için korku siyaseti yürütülüyor. Karşısındakini terörist ve düşman ilan ederek siyaset yürütüyor. Biz ülkemizin tüm vatandaşların eşit haklara sahip olduğunu biliyoruz. Ülkemizde kültür ve dil zenginliği var. Yaşatılması ve korunması için gerekli ne varsa, bu ülkeyi yöneten kim olursa olsun boynunun borcudur” ifadelerini kullandı.

Hükümete güvenimiz yok

Babacan, katılımcıların anayasa, Kürt sorunu ve anadil sorularına ise şu şekilde cevap verdi: “Yeni bir anayasa konusunda da hükümete güvenimiz yok. Mevcuta uymayanın yeni yasalara uyacağına nasıl inanabilirsiniz? Kürt sorununda bir çözüm süreci geçirdi. Sonra megatif bir değerlendirmeye tabi tutuldu. Çözüm sürecinin doğru olmadığını düşünüyoruz. Kendi vatandaşlarımızın insan olmaktan doğan tüm hakları analarının sütü kadar helaldir ve bu haklar olduğu gibi tanınır. Güvenlik enstürümanları önemlidir ama istihbaratın pozitif bir perspektifle çözümün içinde olmalı. Vatandaşalrımızın özgürlükler ve temel haklarla ilgili sorunları var. Devletin elinde koz olarak tutup pazarlık haline getirmesinde karşı bizim duruşumuz net. Anadilinin vatandaşlarımız tarafından yaşatılıp geliştirilmesi en temel haktır. Anadil gelişimi konusunda elimizde hazır bir yaklaşım yok ama toplumsal mutakabat arayışı ile çözülür.”

HABER MERKEZİ

Yorum Yaz