FEDA: Biz Kürt Aleviler anadilimizi ve onun lehçesini sahiplenmek durumundayız

0
21

Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA), Kirmanckî lehçesinin, hem devletin asimilasyonu nedeniyle hem de duyarsız yaklaşımlar sonucu bugün can çekiştiğine dikkat çekti. FEDA, “Biz Kürt Alevileri’ de anadilimizi ve onun lehçesini sevmek, sahiplenmek durumundayız” dedi. 

Yaklaşan 21 Şubat Dünya Anadil Günü nedeniyle yazılı bir açıklama yapan Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA), dillerin yok olma tehlikesine dikkat çekti.

“Bugün dünyada yaklaşık 7.000 dil konuşulmaktadır” diyen FEDA, “Bu dillerin yarısının önümüzdeki elli yıl içinde yok olacağı varsayılmaktadır. Ulus devletin asimilasyon ve soykırım politikalarıyla ortadan kaldıramaya çalıştığı diller, insan toplumsallığının hakikatidir” dedi.

“KIRMANÇKİ LEHÇESİ ASİMİLASYON VE BİZLERİN DUYARSIZLIĞI SONUCU CAN ÇEKİŞİYOR”

FEDA açıklamasında şunları kaydetti:

“Her halk ve topluluk; anadili ile bu onuru taşımış, tarihe iz düşmüştür. Kürt dili ve onun lehçesi Dimîlî/Zazakî/ Kirmanckî, binlerce yıldan beri var olan kadim dillerdendir. Tarihin on binlerce yıllık yapım ve yaratım faaliyetlerinde önemli izler bırakan Kirmanckî lehçesi, hem devletin asimilasyonu nedeni ile hem de bizim duyarsız yaklaşımlarımız sonucu bugün can çekişmektedir.

“ANADİL İNSANIN YAŞAMI, SEVDASI, ONURUDUR”

Halbuki binlerce yıldan bu yana Yukarı ve Aşağı Mezopotamya insan toplumsallığının hakikatı ana dilimiz ile yaşanmıştır. Bu gerçekliğe rağmen kimi Aleviler, devletli sistemin soykırım ve asimilasyonu sonucu kendi hakikatlerine yabancılaştırıldıkları için bu hakikati görmek istemiyorlar. Halbuki ana dil insanın yaşamı, sevdası ve onurudur.

“ANADİLİNDEN KAÇIŞ ANADAN, İNSANIN EVRENSEL DEĞERLERİNDEN KAÇIŞTIR”

Ana dilden kaçış, tarihin hakikatinden kaçıştır. Ana dilinden kaçış, anadan ve onun paylaşan, ortaklaşan, sevgiye dayalı insanlığın evrensel değerlerinden kaçıştır. İnsanın konuşuyor, düşünüyor olması, düşündüklerini yerine getirme eylemi içinde olması, insanı diğer canlılardan ayıran en temel özelliktir. İnsanı sosyal varlık kılan en temel özellikse, sahip olduğu dilidir. Dil; insanın siyasal, sosyal, kültürel, ekonomik, sanatsal, edebiyat, sinema, felsefe, bilimsel faaliyetlerinin tümüdür. Çok dil çok insan demektir. Ulus devletlerin halklar, diller ve kültürler mezarlığı olmasının aksine, insan toplumsallığı çokluğun ve çeşitliliğin fonksiyonu ile hep kendisini sürdürmüştür.

“DİL OLMAZSA İNSAN OLMAZ”

Dil olmazsa insan olmaz. Halkın kültürel, inançsal değerleri olmaz. Kadimden beri var olduğunu söylediğimiz inancımızın değerleri, ana dilimiz sayesinde yaşanmış ve yaşatılmıştır. Ulus devlet ideolojik aygıtları ile bütün bu değerleri bizden çalmak isterken itiraz etmez, dilimizi konuşmaz, dilimizle okumaz ve yazmazsak, dilimizin yok oluşuna kendi ellerimizle yol vermiş oluruz. Ana dilimizden uzaklaştığımız oranda, kendi kültürümüz yerine, egemen kültüre öykünmüş, bu tarihi hakikat zincirinin halkasını koparmış olmakla kalmayız. Aynı zamanda da devletli sistemin empoze ettiği yalan ve yanlış bilgiler ile kendi hakikatimizi de ters yüz etmiş oluruz. Halbuki Hint Avrupa Dil grubundan olan ana dilimizle, binlerce yıl Raya(Rêya) Heqî- Alevi inancının hakikati yaşanmış, cem ve civatlarda muhannete muhtaç olmadan dilsel, kimliksel, kültürel ve inançsal sorunlarımızı adil ve demokratik tarzda çözmüş olmanın onuruna sahiptir inancımız. Bu onurun sahibi inancımızın hakikati; toprağını, dilini, kültürünü, doğasını ve doğadaki canlı ve cansız tüm değerleri sevmenin hakikatidir. Toprağına, diline, inancına, kültürüne ve doğasına sahip çıkmak, inancımızın düsturudur.

“BİZ KÜRT ALEVİLERİ ANADİLİMİZ SAHİPLENMEK DURUMUNDAYIZ”

İnancımızın bu düsturu gereğince biz Kürt Alevileri’ de anadilimizi ve onun lehçesini sevmek, sahiplenmek durumundayız. Tek tek bireyler olarak dilimizi, toprağımızı, kültürümüzü ve doğamızı sever ve sahiplenirsek, inancımızın hakikatini daha derinden ve daha içten yaşamış oluruz. Çünkü ana dilimiz kadim coğrafyamızdaki kutsallarımızın duavazi, gülbengi, yakarışı ve sevdasının dilidir. Sıradan bireylerden, kurumlara kadar anadilde konuşmayı ilke edinmeli, anadilde kreşler, anaokulları açmalı, anadilde eğitim koşullarını sağlamalıyız. Diğer Alevi süreklerinden canlarımız nasıl ki, kendi anadillerinde inançlarını yaşıyor ve yaşatıyorlarsa, biz Raya(Rêya) Heq inancından Kürtler de inancımız erkanını, itikatını ana dilimizde yürütmeli, kavram ve kuramlarını kendi ana dilimizi anlamlandırmalıyız. Tarih boyunca zalime karşı mazlumun ve mağdurun yanında olmuş, onlara ikrar vermiş inancımızın bu düsturu ile şimdi mazlum konumuna düşürülen ana dilimize sahip çıkmanın zamanıdır! Roja zone maya ma fîraz bo! Roja zimanê zikmakî pîroz be!”

PİRHA/ İSTANBUL

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here