Ankara’da ‘Kadın Üniversiteleri İstemiyoruz’ eylemine polis engeli-VİDEO

6

Kadın Üniversiteleri İstemiyoruz Kampanya Grubu’nun, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gündeme getirdiği ‘Kadın üniversitesi’ projesine karşı yapmak istediği eylemi polis engellemek istedi. Bunun üzerine Eğitim-Sen’de açıklama yapan Grup,“Kadınlar bu üniversitelerden mezun olduklarında aldıkları diploma, aslında ‘ev kadını’ olması için verilmektedir. Üzerimizde kurulmaya çalışılan toplumsal normlarla kendi seçimlerimizle tercihlerde bulunacağımız bir eğitim hayatı istiyoruz” dedi.

Kadın Üniversiteleri İstemiyoruz Kampanya Grubu’nun Çankaya Belediyesi önünde yapmak istediği eyleme polis izin vermedi. Yasaklamanın ardından Eğitim-Sen 2 No’lu Şubeye geçen kadınlar “Kadın Üniversiteleri İstemiyoruz” talebiyle basın açıklaması yaptı.

Kadın Üniversiteleri İstemiyoruz Kampanya Grubu adına açıklamayı Yaren Tuncer okudu. Tuncer, “Biz kadınlar ve LGBT+’lar hayatın her alanında var olabilmek için mücadele etmek zorundayız çünkü erkek egemen zihniyetin her an bizleri ikincilleştirdiği saldırılarla karşılaşıyoruz. Şimdi de bizleri toplumdan izole edip ikincilleştirecek, hali hazırda var olan cinsiyetçi eğitim kalıplarını derinleştirecek yeni bir saldırıyla karşı karşıyayız” diyerek ‘Kadın Üniversiteleri’ni kabul etmeyeceklerini söyledi.

“TECRİT EDİLMEYE ÇALIŞILMADIĞIMIZ ÜNİVERSİTELER İSTİYORUZ”

Yaren Tuncer, Kadın üniversitelerinin esasında AKP’nin ‘makbul kadın’ yaratma çabası olduğunu dile getirerek şunları söyledi:

“Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın G20 zirvesi için gittiği Japonya’da kendisine Fahri Doktora unvanı veren üniversitede yaptığı konuşmada ‘Kadın Üniversitelerini incelemek suretiyle ülkemde de bunun adımını atacağız’ diyerek Türkiye’de de Kadın üniversiteleri kurulması için YÖK’e talimat verildi. G-20 zirvesinde 19 ülkeye ev sahipliği yapan Japonya’nın, kadın-erkek eşitliği konusunda diğer ülkelerle yarışacak düzeyde geri kaldığı bilinen bir gerçek. Japonya’da 1860’lara dek hüküm süren Samuray geleneğine göre kadının yeri evi ve yalnızca ‘annelik’ sıfatıyla var olabileceği üzerine. Kadın üniversiteleri de tam olarak bu geleneği besleyebilmek ve ‘Japonya’yı yönetecek erkeklerin yetişmesine yardımcı olmak’ amacıyla açılan üniversiteler. Bugün geldiğimiz koşullarda da Japonya’da her yıl binlerce nitelikli üniversite mezunu kadın, cinsiyet ayrımcılığı veya psikolojik şiddetten dolayı işten ayrılmak zorunda kalıyor.

Kadınların yükseköğretime katılımlarının önündeki engellere iktidar tarafından bir çözüm olarak sunulan kadın üniversiteleri, cinsiyet rollerinin ve kalıplarının eğitim sisteminin kodları haline gelmesini meşrulaştırmanın bir yolu aynı zamanda.

“İTAATKAR KADIN MODELİNİ OLUŞTURMA PROJESİ”

Yani iktidarın söylediğinin aksine kadınları akademide var edebilmek için değil itaatkar kadın modelini oluşturabilmek aynı zamanda ucuz iş gücü kapasitesini de arttıracak bir proje olarak önümüzde duruyor.

İkincilleştirilmediğimiz, izole edilmediğimiz erkek akıl tarafından tecrit edilmeye çalışılmadığımız üniversiteler istiyoruz!

Kadın üniversitelerinde açılan bölümler ev ekonomisi, gündelik yaşamda estetik, anne ve çocuk sağlığı, hemşirelik gibi kadınlara yüklenen roller üzerinden eğitim vermekte. Kadınlar bu üniversitelerden mezun olduklarında aldıkları diploma, aslında ‘ev kadını’ olması için verilmektedir. Üzerimizde kurulmaya çalışılan toplumsal normlarla kendi seçimlerimizle tercihlerde bulunacağımız bir eğitim hayatı istiyoruz.

Erkek egemen bilginin üretildiği ve dolaşıma girdiği üniversiteleri kabul etmiyoruz. İktidarın çıkarları uğruna değil kadınların ve LGBTİ+ların özgürce bilim, sanat üretebileceği her türlü sosyal, kültürel ve politik faaliyetlerin yapılabildiği bir üniversite istiyoruz.”

ANKARA

Yorum Yaz