‘Katiller sokakta, Gülistan’ı soran kadınlar ise gözaltına alınıyor!’

3
                    <strong>İzmir’de bulunan kadınlar bir yıldır kayıp olan Gülistan Doku’nun nerede olduğunu sormaktan ve aramaktan asla vazgeçmeyeceklerini söylediler. Katillerin sokakta dolaştığını belirten kadınlar, Gülistan Doku’yu soranların ise gözaltına alındığına dikkat çektiler. </strong></p><iframe  id="_ytid_54835"  width="1170" height="658"  data-origwidth="1170" data-origheight="658"  src="https://www.youtube.com/embed/kwyZdyjbVFU?enablejsapi=1&autoplay=0&cc_load_policy=0&iv_load_policy=3&loop=0&modestbranding=1&fs=1&playsinline=0&controls=1&color=red&cc_lang_pref=tr&rel=0&autohide=2&hl=tr_TR&theme=dark&" class="__youtube_prefs__  epyt-is-override  no-lazyload" title="YouTube player"  allow="autoplay; encrypted-media" allowfullscreen data-no-lazy="1" data-skipgform_ajax_framebjll=""></iframe><p>Dersim’de Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun kaybettirilişinin üzerinden bir yıl geçti. Bu süre zarfında kendisinden haber alınamayan Gülistan’ın bulunması için yapılan aramalar yetersiz kalırken, yürütülen soruşturmada da bir gelişme sağlanmadı. Tüm şüphelerin işaret ettiği Zaynal Abakarov ile ilgili de hiçbir araştırma yapılmadı.

Gülistan Doku için tüm yetkilileri göreve çağıran kadınlar, Gülistan için etkili bir soruşturma çağrısında bulundu.

Kadınlar ayrıca Gülistan’ın ve kaybettirilen kadınların faillerini tanıdıklarını söyleyerek faillerin nasıl korunduğunu da bildiklerini belirttiler.

“KATİLLER SOKAKTA DOLAŞIYOR, AİLESİ GÖZALTINA ALINIYOR”

Özgür Genç Kadın (ÖGK) üyesi Meryem Yıldırım, iktidarın suçu önlemekle yükümlü olduğunu kaydederek kadın katliamlarına seyirci kalındığı, hatta bazılarının faili olduğunu ve iktidarın failleri koruduğunu vurguladı.

Kadına yönelik artan şiddet, taciz, tecavüz politikalarının sistematik bir şekilde sürdüğüne dikkat çeken Yıldırım, kaybedilişinden bu yana bir yılı geçmesine rağmen akıbeti açığa çıkarılamayan Gülistan’ı sormaya devam edeceklerini hatırlattı.

Gülistan’ı soranların susturulmaya çalışıldığını kaydeden Yıldırım, şunları kaydetti.

“Devletin Gülistan’ı arıyor gibi yapması sahte deliller sunarak suçluların üstünü kapatmaya çalışması ve uzun zamandır barajda aranarak intihar etti gibi söylemlerle Gülistan kaybedilmek isteniyor. Zaynal Abakarov Gülistan ile görülen son kişi idi. Gülistan’ın kaybolmasından bir gün önce zorla arabaya bindirerek kaçırmaya çalışmıştı. Fakat Zaynal Abakarov babası polis diye gözaltına alınmadı, yargılanmadı. Yurt dışına kaçırıldı. Bu devlet koruması ile oldu. 1 yıldır sokaklarda Gülistan Doku’nun sesini aktarıyoruz ve onu biz kadınların bulacağını biliyoruz. Sokaklarda özgürlük için direnen kadınlar olduğu sürece ancak bir şeyler değişip dönüşebilir. Sokakta olmaya, sesimizi kısmak isteyenlere ve kadın mücadelesini durdurmak isteyenlere rağmen sokaklarda Gülistan’ın ismini duyurmaya devam edeceğiz. ‘Ben ölmek istemiyorum, yaşamak istiyorum’, ‘Ben kız kardeşimi bulmak istiyorum’ çığlıkları atan herkesi maalesef erkek egemenlik susturmaya, sindirmeye çalışıyor. Erkek egemenliğini yıkacak bir kadın kitlesi var ve bundan çok korkuyorlar. Gülistan’ın sesini yurtlarda, üniversitelerde haykıran kadınlar gözaltına alınıyor, şiddet uygulanıyor. Kadın katillerinin yargılanması gerekirken hala sokaklarda serbestçe dolaşıyor. Kız kardeşini soran Aygül Doku gözaltına alınıp darp ediliyor. Bunlara sessiz kalmayacağız ve ses çıkardıkça bir şeylerin değişeceğini inanıyoruz.”

“BANA BİR ŞEY OLMAZ DİYEN MUSA ORHAN’DAN GÜÇ ALIYORLAR”

Bir yıldır kayıp olan Gülistan’ın soruşturma dosyasındaki ihmaller silsilesi ve ayrımcı pasifliğin hukuken ve vicdanen kabul edilemeyeceğini ifade eden Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) İzmir Şube Eş Başkanı Nebahat Çelik, ülkede istatistik olarak 3 kadının katledildiği bilgisini paylaştı.

Çelik, İpek Er’in intihar etmesine neden olan Musa Orhan’ı serbest bırakan politikaları çok iyi bildiklerini vurgulayarak, bölgede özel savaş politikaları yürütüldüğünü kaydetti.

Kadın katliamları ve çocuk istismarı faillerinin kısa süreli tutuklamaların ardından serbest kaldığını ve cezasızlık politikalarının failleri cesaretlendirdiğini söyleyen Çelik, “Ülkemizde günlük 5 kadına tekabül eden öldürülmeler var. Erkekler cezasızlık politikasından güç alarak kadınları öldürmeye devam ediyor. En son Muğla, İzmir ve Gaziantep’te kadın cinayetleri devam etti. Bölgede ise yaşanılan bir savaş politikasıdır. ‘Bana bir şey olmaz’ diyen Musa Orhan’dan güç alarak sistematik bir politika uygulanıyor. Cezasızlık politikasına sığınarak bunlar bu kadar açıkça yapılıyor. Bölgede ise bunun daha da önünü açma var. Daha da pervasızca davranılıyor” ifadelerini kullandı.

“GÜLİSTAN’I SORANLAR GÖZALTINA ALINDI, SALDIRIYA UĞRADI”

Mor Dayanışma üyesi Deniz Uslu ise kadınların Gülistan’a sahip çıkmak için attığı her adımın devlet tarafından şiddetle kesilmeye çalışıldığı ve bu şiddetin sorumlusunun iktidar olduğunu dile getirdi.

Soruşturmaya dair etkili incelemenin sadece su altı arama faaliyetleriyle sınırlı tutulduğunu ifade eden Uslu, Doku soruşturmasını şüphelinin üvey babasının görevlisi olduğu asayiş şube tarafından yürütüldüğü ve bu nedenle Zaynal Abakarov’un gözaltına dahi alınmadığına vurguda bulundu.

Uslu, konuşmasına şöyle devam etti:

“Genellikle kadın cinayetlerinde ve kayıp haberlerinde intihar süsü verilmeye çalışılan durumlar vardı. Gülistan içinde benzer iddialarda bulunuldu. Fakat arkasında Zaynal Abakarov  ve babası gibi şüphelilerin olması ve o gün Gülistan ile yaşadığı tartışmalar bize aslında intihar olmadığını, zorla kaybedilme ya da cinayet olma ihtimalini gözler önüne seriyor. Kadınlar ülkenin dört bir yanında ‘Gülistan Doku nerede’ diyerek eylemler örgütledi. Biz Gülistan hakkında gerçek bir bilgi alana kadar onu sormaya devam edeceğiz. Bu süreçte kadınların karşısına çeşitli erkek devlet mekanizmaları çıkmış oldu. Özellikle Dersim’de yurttaki kadınların ve sokaktaki kadınların yaptıkları eylemlere saldırdılar. Buda bizim karşımızda örgütlü bir zihniyetin olduğunu gösteriyor. Türkiye’de bir kadının başına bir şey geldiğinde onun araştırılmasını istememe ya da şiddet ve cinayetlerin artmasında bir behis görmeyen bir zihniyet var. Bizler çeşitli illerde örgütlenen kadınlar olarak Gülistan veya herhangi bir kız kardeşimizin akıbetine ulaşabilene kadar, bir kadın daha katledilmeyene kadar sokaklarda olmaya devam edeceğiz.”

“GÜLİSTAN YOK EDİLMEK İSTENİYOR”

HDP Kadın Meclisi üyesi Nihal Gür Akyıldız da kadın katliamları için iktidarın 6284 sayılı yasa ve İstanbul Sözleşmesi’nin eksiksiz uygulanması ile faillerin etkin yargılanmasının önünü açmadığını söyleyerek, “Kadınların öncelikle güçlenmesi lazım. En küçüğümüzden en büyüğümüze kadar kadın bilinciyle bilinçlenmemiz lazım. Bir genç kadın üniversiteye gidiyor bir arkadaşlık kuruyor ve istediği zaman ayrılamıyor. Ayrılamadığı gibi belki canından oluyor. Gülistan Doku kaçırıldı mı, katledildi mi, kayboldu mu kimse bilmiyor. Bu biliniyor ve gizleniyor. Gülistan Doku devletin güçleri ile yok edilmek isteniyor. Bu kadınların mücadelesini sekteye uğratılmak, yok edilmek isteniyor. Ama bunu başaramayacaklar. Dünyayı kadın mücadelesi sarmış durumda. Biz bir kadın daha eksilmeyinceye kadar, bir kız kardeşimizin kirpiği yere düşmeyinceye kadar mücadele edeceğiz. Bu ülkede adalet ve insan hakkı olmadığı için kızını ve kardeşini arayan bir anne ve abla engelleniyor. Bu şiddet ve zulüm karşısında kardeşi ve annesi daha da güçlenerek kızlarının akıbetini soruyor” dedi.

PİRHA/İZMİR

Yorum Yaz