Cezaevi yönetiminden, tutuklu Ali Kamer Yıldırım’ın ailesine 5500 TL’lik yemek borcu!-VİDEO

13

KCK soruşturmasıyla belediyedeki işinden çıkartılıp cezaevine konulan Ali Kamer Yıldırım’ın ailesi, evine haciz gelme endişesi ile karşı karşıya. Hatice Yıldırım, cezaevi yönetiminin gönderdiği 5500 liralık ‘yemek masrafı’na ilişkin Eşim sanki keyfi olarak içeri girmiş gibi borç kağıdı yolladılar. Hem tutukluyorlar hem de borçlandırıyorlar” dedi.

KCK soruşturması dahilinde belediyedeki işinden çıkartılıp cezaevine konulan ve dört yıldır tutuklu olan Ali Kamer Yıldırım’ın ailesi, evlerine haciz gelme endişesi içerisinde.

Yıldırım ailesine, Ali Kamer Yıldırım’ın cezaevinde mahkûmlar için yapılan yemeğin masraflarını ödemesi için 5.500 TL borç çıkarıldığı, ödemediği takdirde eve haciz geleceği bildirildi. Ali Kamer Yıldırım’ın eşi Hatice Yıldırım, karşılaştıkları zorlu süreci anlattı.

“BU BORCU ÖDEMEYE GÜCÜM YOK”

Hatice Yıldırım, eşi ile birlikte ailesinden toplam beş kişinin cezaevinde olduğunu belirterek “Aile boyu mağduruz” diyerek cezaevindeki yemek masrafları için gönderilen 5.500 liralık bora ilişkin şunları söyledi:

“Eşim cezaevinde, ben bir kadın olarak evdeyim. Bir gelirim de yok. Bana bir kağıt; yeme-içme vergisi geldi. Vergi önce evlere geliyordu, vasisi kimse o imzalıyordu. Şimdi kanunu kendine göre değiştirmişler. Borçları, vergi dairesine gönderiyorlar. Ne kadar borç var diye telefon açtım. 5.500 TL borç olduğunu söylediler. Benim gelirim yok. Ben zaten mağdurum. Bu borcu nasıl ödeyeceğim? Bu şartlar altında benim kızım üniversiteyi kazandı, bu kadar mağdur olmamıza rağmen kimse bana ve kızıma yardım etmedi. Eğer yurtsever birileri varsa destek istiyorum. Ailem sanki keyfi olarak içeri girmiş gibi bana borç kağıdını yolladılar. Hem tutukluyorlar hem de borçlandırıyorlar. Ben bu borcu ödemezsem eve haciz geliyormuş. Benim gelirim yok, bu borcu ödemeye de gücüm yok.”

“BELEDİYE BAŞKANININ KAPISINA İKİ KERE GİTTİM AMA REDDETTİ

Hatice Yıldırım, eşi Kamer Yıldırım’ın işten atıldığı dönemi anlatarak “17 yıl belediyede çalıştı. Suçu 1 Mayıs’a, Newroza katılmaktı” diyerek şöyle devam etti:

“Kamer, Tunceli’ye kayyım atandığı zaman işinden çıkartıldı. İşinden çıkartılacağını zaten bildiği için emekliliğini verdi, önce emekliliği kabul edildi ancak sonra kabul edilmedi ve işinden çıkartıldı. İşinden çıkartıldıktan sonra da cezaevine gönderildi. Bir suçu yok. Kendilerince nedenler uyduruldu. Suçları 1 Mayıs’a, Newroza katılması ve sendika üyesi olduğu için. Daha sonra belediye değişti. Komünist başkanın yanına gittim. ‘Ben yurtseverim, yardımseverim’ dedi. ‘Benim eşim 17 yıl Tunceli Belediyesi’ne emek verdi’ dediğim zaman bana, ‘Sizin yüzünüzden kayyım bizi borçlandırdı’ dedi. Sözde herkese yardım ediyor! Ben iki kere kapısına gittim ama beni reddetti. Bir destek aradım, halkımdan, milletimden… Bir umutla gittim ama umutlarımı yıktı.”

“OĞLUM BURADA KALSAYDI BABASIYLA AYNI HAYATI YAŞAYACAKTI”

Hatice Yıldırım, bir oğlunun da yurtdışına gitmek zorunda kaldığını söyleyerek sözlerini şöyle sürdürdü:

“Oğlum burada kalsaydı babasıyla aynı hayatı yaşayacaktı. Eşim 4.5 yıldır içeride. ‘Dost’ dediğimiz kimse hal hatır sormadı. Komşuluk hakkı, arkadaşlık hakkı vardır. 7.5 yıl ceza almıştı. Şuan da Elazığ Cezaevinde. Görüşüne pandemiden dolayı gidemiyoruz. Cezası bir yılın altına düşerse çıkma ihtimali var. Ama Elazığ Cezaevi bunu uygulamıyor. Kamer’in şu an ailesinden birçok kişi hapiste. Hasta olan 65 yaşında bir amcaoğlu var; İbrahim Yıldırım, Serdar var üç tane çocuğu burada mağdur olarak kalıyor. Bir de kayınım Zeki var. Onu da Maraş’a sürgün ettiler.”

NURAY ATMACA-CİHAN BERK

Yorum Yaz