‘Amerikan sağcıları daha çok sokağa çıkabilir’

7
                    ABD seçimleri sonrası Donald Trump’ın yenilgiyi kabul etmeyip yaklaşık 2 aydır hile yapıldığını iddia etmesi son olarak 6 Ocak’ta taraftarlarının kongre binasını basmasına kadar vardı. Baskın ABD’de görülmemiş tarihi bir olaya imza atarken 5 kişi de çatışmalarda yaşamını yitirdi. 20 Ocak'ta görevi devredecek Trump haftalar önce belirlediği mitingin ve galeyana getirdiği kitlenin sorumluluğu konusunda geri adım atmış görünüyor. Peki, bu olaylardan sonra Amerikan kamuoyunda neler konuşuluyor, bu yaşananlar neyin sonucu ve ilerisi için nelere işaret ediyor. Bu soruları HDP Washington Sözcüsü Giran Özcan’a yönelttik.

ABD’nin hegemonik gücünü kaybettiği artık çokça dile getirilen bir şey. Peki kongre binası baskını için bunun yansımasıdır diyebilir miyiz?

Evet, bununla da bağlantısı var. Bu olayı 4 yılda Trump’ın ABD’nin hem içeride hem de dışarıdaki kurumlarını, itibarını düşürdüğü durum olarak tarif edebiliriz. Trump’ın yönetim tarzı, üslubu, muhalefeti bu kadar kriminalize etmeye çalışması da sayılabilir. Ülkeyi bu kadar kutuplaştırırken bu tür tehlikelere işaret eden insanları hiçbir zaman ciddiye almadı. 4 yılın sonunda nihayet kendi mitinglerindeki kitlesini kongre binasına saldırtacak noktaya kadar getirdi.

Trump yayınladığı videoda bir nevi geri adım attı. Ama ona rağmen bu kriz devam ediyor, birbiri ardına istifalar geldi. Amerikan kamuoyunun şokta olduğunu görmemek mümkün değil…

4 yıl boyunca Trump’ı destekleyen, onun yaptığı her hamlesinin arkasında duran herkes kongre binası baskınından sonra çekildi. Çünkü bu yangının herkesi yakabileceğini düşünerek yaptılar bu hamleyi. Zaten birçok kesim Trump’ın bu kitleyi galeyana getirip kongre binasına saldırmaktan dolayı yargılanabileceğini düşünüyor. Sizin de belirttiğiniz gibi o videoda Trump’ın tedirginliği sezilebiliyor. Hiçbir zaman geri adım atmayan, hatalarını kabul etmeyen Trump haftalardır dile getirdiği sözlerin tersini söylemek zorunda kaldı.

Kongrede oylama vardı ama Georgia eyaletindeki seçimin kaybedilmesi de tetikleyici oldu mu?

Elbette ki o seçimi de kaybetmek bu kitle açısından tetikleyici olmuştur. Ama esas olarak 3 Kasım seçimlerinden bu yana Trump’ın hiçbir kanıt olmadan seçimlerin hileli olduğunu söylemesi ile başlayan bir süreç bu. O kitleyi galeyana getiren, iki aydır Trump’ın dilinden düşürmediği bu hileydi. Georgia seçimlerindeki yenilgi elbette bunun üzerine bir damla daha koydu. Yoksa haftalar öncesinde Trump, 6 Ocak için bir miting tertip etmişti. Aynı gün eyalet delegeleri oylarını tasdik ederek Biden’ı resmi olarak başkan ilan edecekti, 20’sinde göreve başlamak üzere. Trump buna karşın insanları toplamıştı.

Aslında Türkiye’de belli bir kutuplaşma sürecini yaşadığı için sormak istiyorum. ABD’de de sağın ileride böylesi yükselen eylemleri konusunda bir beklenti var mı?

Kesinlikle böyle bir hava var Amerika’da. Çok bariz bir şekilde hissediliyor. Sağın militanlaşmasının önü 4 yılda açıldı. Sağ çok rahat sokaklara çıkıp hatta şiddet yanlısı gösteriler yapabiliyor. Kongre binası baskınında polisin de ne kadar hazırlıksız olduğu, çok yumuşak davranması hatta protestocuların önünü açmasına tepkiler var. Bunlar elbette soruşturma geçirecek olaylar. Ama Trump’ın Beyaz Saray’dan çıkmasıyla ve de senato, kongrenin de Demokratların elinde olması, sağı biraz daha fazla sokağa taşırabilir. Bu kaygı şu an hissedilir derecede var.

Peki bunlarla da bağlantılı olarak bu durumun bir yönetememe krizi olarak Biden dönemine de sirayet etmesi mümkün mü?

Çok sanmıyorum çünkü Demokratlar kongreyi de senatoyu da kontrol altına alabildi. Beyaz Saray da dahil üçlü kurumun kontrol altına alınması önümüzdeki en az 2 yılda her şeyin biraz tıkırında gideceğini işaret ediyor. Demokratların kendi gündemlerini gerçekleştirilebileceğini öngörmek mümkün elbette buna bir muhalefet olacak. Ama kurumsal olarak Cumhuriyetçilerin muhalefet yapabileceği bir alan kalmış değil. Son olarak yinelenen Georgia eyaletinde, iki Demokrat adayın kazanması bile tarihi bir olay. Bundan dolayı bir muhalefet yapılacaksa hem basın üzerinden hem de sokakta olacağı tahmin ediliyor.

Peki, sokaklar sağın dışında diğer toplumsal muhalefetin de kullanacağı bir alan olacak mı? Zira 2020’de Black Lives Matter çok yaygın eylemlerdi. Bunu öngörmek ya da tahmin etmek mümkün mü?

Böyle bir şey tahmin etmek elbette ki çok zor ama her şey Biden’ın ilk aylardaki yönetme tarzına bağlı biraz da. Biden gibi orta yolcu, merkezi de çok iyi bir şekilde tutan, sağla da iyi anlaşan; ama aynı zamanda Demokrat Parti içerisinde de bir kitleye sahip daha sol, ilerici kesimlerle ilişkilerinin olması iyi yöneteceğini gösteriyor gibi. Bu kadar kutuplaşmanın arttığı bir dönemde Biden gibi saydığım özelliklere sahip bir kişinin Beyaz Saray’da olması Amerikan siyaseti için daha dengeleyici olacaktır.

Yorum Yaz