Willy Brandt Varşova’da neden diz çökmüştü?

22

Sadece 30 saniye sürdü ama o 30 saniye ile Willy Brandt tarih yazdı. 1970 yılı Aralık ayında dönemin Sosyal Demokrat Parti’li (SPD) başbakanı Brandt, Almanya-Polonya ilişkilerinde yeni bir başlangıç yapmak üzere Polonya’ya gitti. Polonya’nın Almanya tarafından işgalinin, Almanların üç milyonu Yahudi, yaklaşık beş buçuk milyon Polonyalıyı katletmesinin, İkinci Dünya Savaşı’nın sona ermesinin üzerinden 25 yıl geçmişti.

Brandt, 7 Aralık sabahı Varşova Gettosu’ndakilerin Nazilere başkaldırısını sembolize eden anıtın önünde diz çöktü ve çelenk bıraktı. O, gettoya kapatılmış Yahudilerin güçlükle toparlayabildiği cesareti ve onurları için, kendilerine o kötülüğü yapan Almanlara karşı mücadelelerinin anısına dikilen anıtın önünde.

Sosyal demokrat politikacı, önce çelenkteki Alman bayrağının sembolü olan siyah, kırmızı ve altın renkli kurdeleyi biraz düzeltti, sonra bir iki adım geriye attı ve birdenbire o ıslak ve soğuk granitin üzerinde diz çökerek başını öne eğdi. Bunu gören fotoğrafçılar derhal öne doğru koştu, çünkü çekecekleri bu fotoğrafın bütün dünyaya yayılacağını biliyorlardı.

 <p>Almanya'da Varşova'daki diz çöküşün anısına pul basıldı.</p>  <p><strong>"Sözün bittiği yer"</strong></p> <p>Yıllar sonra Willy Brandt kaleme aldığı anılarında, o anı şöyle aktardı: "Alman tarihinin en karanlık noktasında ve öldürülen milyonlarca insanın sırtımıza yüklediği o ağır yük ile eğildim. Sözün bittiği yerde insanlar ne yaparsa, onu yaptım."</p> <p>Brandt, Hristiyanlıktaki önemli bir sembole de atıfta bulunurcasına, kefaret öder gibi diz çöktü. Daha sonra anlatırken, "Almanları affetmeleri için dua ettim" diye belirtti. Hayatı boyunca Nazilere karşı olan Brandt, orada halkının affedilmesini istedi. Peki, sembolik olarak da büyük öneme sahip bu hareket planlı mıydı? Brandt anılarında "Hayır, değildi" diyor ve "Yanımdaki gazeteciler ve fotoğrafçılar gibi yakın çalışanlarım da şaşkınlığa uğradı" diye yazıyor.</p>     <p>Krzysztof Ruchniewicz</p>  

Deutsche Welle

Yorum Yaz