Güç Birliği: Katliamcı politikalar bugün de sürüyor

12

Maraş Katliamı’nın yıldönümüne ilişkin yazılı bir açıklama yapan Avrupa Demokratik Güç Birliği şunları belirtti: “19 Aralık 1978 günü Maraş’ta Kürtlere, Alevilere ve devrimcilere yönelik bir katliam başlatıldı. Bu katliam 26 Aralık gününe kadar devam etti. Maraş katliamında yüzü aşkın Alevi, Kürt ve devrimci katledildi. Mal varlıklarına el konuldu, evleri ve iş yerleri yakıldı, el kondu, tahrip edildi.

Alevi, Kürt ve devrimci oldukları için 80 yaşındaki nineler, anne karnında bebeler ve hamile kadınlar vahşice ve alçakça katledildiler. Çocuklar ve kadınlar alıkonuldu. Katledilen canlarımızın mezarları kaybedildi.

MARAŞ’TA YAPILAN İNANÇ SOYKIRIMININ DEVAMIDIR

Maraş’ta, 19/26 Aralık 1978 tarihleri arasında bir hafta boyunca devam eden bu soykırımcı katliam, etnik ve dini arındırma politikalarının devamı olup, bu sonuca hizmet etsin diye Maraş Kürt Alevileri ve devrimcileri üzerinde uygulamaya konulmuştur. Maraş katliamı, devletin aktif katkısı ve desteğiyle örgütlendirilmiş, paramiliter güçlerin organizasyonuyla ve canavara dönüştürülen on binlerce katliamcı tarafından gerçekleştirilmiştir.

1978 Maraş kırımı, Maraş’ta devlet ve aynı güçlerce ve aynı yöntemlerle gerçekleştirilen ilk kırım da değildir. 1915 Ermeni soykırımında da Maraş/Zeytun Ermeni halkına aynı soykırımcı politikalar uygulandı ve bu soykırımda Ermeniler, Süryaniler, Yahudiler ve Rumlar etnik ve dinsel temizliğe maruz bırakılarak, Maraş’ta yok edildiler. Yıllar sonra yapılan katliam ise Alevileri ve Kürtleri Maraş’ta temizlemek amacıyla gerçekleştirildi. O nedenle biliyoruz ki 1978 Maraş kırımı, 1915 Ermeni ve Süryani soykırımı ile başlayan halklar ve inançlar soykırımının devamıdır.

Bugün aynı politikalar farklı yol ve yöntemlerle sürdürülmektedir. 2012 yılında Roboski’de Kürt gençlerinin Türk devletinin savaş uçaklarıyla katledilmesi bu soykırımcı politikanın devam ettiğinin göstergesi değil midir? Günlük yaşamlarının ihtiyaçlarını karşılamaktan başka hiçbir amaçları olmayan ve bütün yükleri yüreklerinde taşıdıkları umutları olan 34 genç bedeni hayalleri ile birlikte ve savaş uçaklarıyla bombalayarak param parça etmek soykırım değilse, soykırım nasıl bir şeydir?

Bu devletin izlediği politikalar, Kürt halkının, Alevi toplumunun ve devrimci/demokratik güçlerin haklı mücadelelerini, soykırım ve katliamlarla bastırma stratejisi ile yüzyıldır sürdürülmektedir. Bu nedenle bu devletin hükümranlık alanında yaşayan toplumun her kesimine birden fazla katliam hikayesi yaşatılmıştır.

KATLİAMCILAR MAĞDUR GİBİ GÖSTERİLDİ

Öte yanda Türk devleti, doğrudan sorumlusu olduğu bütün katliamların üstünü örtmeyi izlediği katliamcı soykırımcı politikanın tamamlayıcı ögesi olarak görmüştür. Böyle olduğu içindir ki hem Maraş kırımının hem Roboski katliamının hem de diğer bütün katliamların üstünü örtmeye, yargılama adı altında katliamın faillerini korumaya, katliamcı politikaları aklamaya çalışmıştır. Maraş katliamında da gerçek katliamcıların yerine piyonlar ve daha vahim olanı gerçek mağdurlar katliamcı gibi yargılanarak katliamın üstü örtülmek istenmiştir. Tıpkı Roboski katliamın da katledilen Kürt gençlerinin ailelerinin yargılandığı gibi.

Bizler, Türk devletinin doğrudan sorumlu olduğu Maraş, Roboski, cezaevleri ve diğer bütün katliamların acılarını yaşayanlarız ve bu acıları unutmuyoruz, unutturmayacağız. Yaşatılan bunca acıdan umutsuzluk değil, hesap sorma bilinci ve kararlılığı üreten Kürtler, Aleviler ve devrimciler olarak mücadeleyi büyütecek ve halklarımızı özgür yaşam ile buluşturacağız. Bu nedenle halklarımız ne Maraş katliamının ne Roboski katliamının ne cezaevleri katliamının ne de halen devam eden katliamların hesabını mahşere bırakmayacak, hafızalarda silinmesine izin vermeyecektir.

Bu katliamların hesabını sorma iradesi ve isteği en sağlam dayanağımız, en temel güç kaynağımızdır. Dost düşman bilsin ki halklarımızın örgütlü güçleri, bu katliamcı/soykırımcı düzeni de bu düzenin bütün güç odaklarını da affetmeyecek, katliamların hesabını soracaktır.

Bu inanç ve kararlılıkla diyoruz ki, soykırımcı, katliamcı faşist devletini yıkmak için;

  • daha çok örgütlenme
  • daha çok direniş

  • daha çok mücadele ile mutlaka biz kazanacağız.”

 

 

Yorum Yaz