2020: AB-Türkiye ilişkilerinde kaybedilen fırsatlar

2

Başbakan Angela Merkel, Almanya’nın Avrupa Birliği Dönem Başkanlığı süresince, Türkiye ile gerginlikleri azaltmak, yeni bir diyalog süreci başlatmak için yoğun çaba gösterdi.

Almanya’nın Temmuz ayında başlayan 6 aylık dönem başkanlığı süresince yaptığı bu girişimler, gerilimi daha da artırdığı belirtilen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın adımları ve söylemleri nedeniyle başarı getirmedi.

Türkiye’nin Avrupa Birliği (AB) üyelik müzakereleri, hukukun üstünlüğü, demokrasi, yargı bağımsızlığı ve insan hakları alanındaki gerileme nedeniyle 2018 yılından bu yana fiilen durmuş durumda. Son dönemde ihlallerin daha da artması nedeniyle bu süreçte zaten bir ilerleme beklenmiyordu. Ama en azından, 2019’da Doğu Akdeniz gerilimi nedeniyle askıya alınan, üst düzey siyasi diyaloğun yeniden başlatılması umut ediliyordu.

Pozitif gündemli diyalog teklifi

1 Ekim’de düzenlenen zirvede liderler AB-Türkiye ilişkilerinin geleceğini uzun saatler boyunca tartıştılar. Zirve sonucunda hem AB üyeleri Yunanistan ve Kıbrıs’a destek açıklandı, hem de Türkiye’ye “pozitif gündem” başlığı altında diyaloğu geliştirme teklifi yapıldı.

Erdoğan’dan Doğu Akdeniz’de gerilimi düşürme adımları atmasını isteyen liderler, bunun karşılığında pozitif gündem başlığı altında, iki tarafın da ortak çıkarının bulunduğu, ekonomik ve ticari ilişkiler, Gümrük Birliği’nin yenilenmesi, vize serbestisi, üst düzey siyasi diyalog, düzensiz göçle mücadele, Suriyeli sığınmacılara destek gibi alanlarda daha yakın işbirliği önerdiler.

Merkel için hayal kırıklığı

Almanya’nın ağırlığını koymasıyla, hassas bir denge gözetilerek yapılan bu açılım, Türkiye’nin attığı adımlar nedeniyle sonuçsuz kaldı.

Oruç Reis’in tartışmalı bölgelerde sismik faaliyetlerini sürdürmesi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Kıbrıs’ta 46 yıl sonra açılan Maraş bölgesini ziyaret etmesi, Karabağ ihtilafında Ankara’nın oynadığı rol ve Türkiye ile Fransa arasında tırmanan siyasi gerilim AB içinde daha büyük tepki doğururken, Berlin’de de büyük hayal kırıklığı yarattı.

Başbakan Angela Merkel, Türkiye’den bekledikleri karşılığı görmediklerini söylerken hayal kırıklığını “Ne yazık ki önerimiz, benim arzu ettiğim ölçüde kabul görmedi” sözleriyle dile getirdi. Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas da, Türkiye ile bir yapıcı diyalog için “olağanüstü çaba gösterdiklerinin” altını çizerken, buna rağmen sonuç alamadıklarını kaydetti.

 <p>Almanya'nın AB Dönem Başkanlığında Ankara ile ilişkilerde yol alınamadı</p>  Çatışmanın eşiğinden dönüldü <p>2020 yılında ne Türkiye ile AB arasında derinleşen güven bunalımının aşılmasını sağlayacak adımlar atıldı, ne de bunu hedefleyen bir yol haritası üzerinde mutabakat sağlanabildi. Hatta gerilimler daha da arttı.</p> <p>Doğu Akdeniz'de, Yunanistan, Kıbrıs ve Fransa ile Türkiye arasında tırmanan tansiyon, tarafları askeri bir ihtilafın eşiğine getirdi. Almanya, arabuluculuk girişimleriyle devreye girerken, NATO da harekete geçirildi. Merkel Hükümeti, taraflar arasında tansiyonu düşürmeye yoğunlaşırken, NATO’da oluşturulan “çatışmanını önlenmesi” mekanizması ile özellikle Yunanistan ile Türkiye arasında sıcak bir çatışmanın önlenmesi sağlandı.</p> <p>Almanya ayrıca Türkiye'ye yönelik silah ambargosu ve Gümrük Birliği'nin askıya alınması gibi ağır yaptırımların uygulanmasını da engelledi. 10-11 Aralık AB liderler zirvesinde, Yunanistan, Kıbrıs, Avusturya ve Fransa gibi üye ülkeler daha ağır yaptırımları gündeme taşırken, Merkel, bu girişimleri frenledi.</p>     <p>2020'de Doğu Akdeniz'de Oruç Reis'in faaliyetleri nedeniyle gerilimler yaşandı</p> 

Yorum Yaz