Türkiye’nin Baltık Denizi’ndeki tatbikata katılmasına tepki

37

İsveç Silahlı Kuvvetleri’nin resmi internet sitesinde yayınlanan açıklamada çok uluslu Baltops 20’nin (Baltic operations) NATO ve NATO’ya ortaklık anlaşması olan ülkeler tarafından 7-19 tarihlerinde Baltık Denizi’nde yapılacağı belirtildi.

Tatbikatın ülkelerin uluslararası ortak operasyonlar yapma yeteneklerini geliştireceği ve operasyonların hava savunma, denizaltı takibi, denizaltı savunma harbi, deniz müdahale operasyonları, dış çatışma, mayın temizliğini kapsadığı bilgilerine yer verildi.

29 savaş gemisi ve 29 uçağın kullanılacağı tatbikata NATOo ülkeleri; Kanada, Danimarka, Estonya, Fransa, Almanya, Yunanistan, İtalya, Letonya, Litvanya, Hollanda, Norveç, Polonya, Portekiz, İspanya, Türkiye, İngiltere ve Amerika Birleşik Devletleri katılıyor.

İsveç ve Finlandiya ise NATO üyeleri olmamalarına karşın “Barış için ortaklık” kapsamında tatbikatta yer alıyor. 3 bin askerin katıldığı tatbikat Baltık Denizi’nin güney ve güneydoğusunda yapılıyor.

SAVAŞ SUÇU İŞLEYEN TÜRKİYE DE TATBİKATA KATILIYOR

70 kişilik bir askeri grupla İsveç’in tatbikata ev sahibi yapması tepkilere yol açtı. Folknyheter (Halk Haberleri) internet sitesinde “Türk askerleri İsveç toprakları ve Baltık Denizi’nde tatbikata katılıyor” başlıklı makalede sivillere yönelik savaş suçu gerçekleştirmekle suçlanan Türk ordusunun tatbikata katılmasına sert tepki gösterildi. YPG’nin DAİŞ çetelerinin yenilgiye uğratmasından sonra Türkiye’nin önce Suriye’nin Kürt kenti Efrîn ve ardından da işgal ettiği diğer Kürt bölgelerinde binlerce kişiyi katlettiğini ve topraklarından sürdüğü belirtildi.

Birleşmiş Milletler’in Türkiye’nin 300 bin Kürdü topraklarından sürüldüğünü açıkladığı hatırlatıldı. 2019 yılında Türkiye’nin Rojava’ya yönelik saldırıları sırasında sivillere yönelik kimyasal silah kullandığı belirtilen haberde şu eleştirilere yer verildi: “İngiliz Guardian Türk devletinin DAİŞ teröristlerini kendi ordusuna kattığını bildirdi ve Uluslararası Af Örgütü’nün bir raporu Türkiye’nin cinayet, kaçırma ve tecavüz suçları işlediğini gösterdi. Türkiye’de de Kürt yanlısı parti HDP’nin eski eşbaşkanı Selahattin Demirtaş’ın da bulunduğu politikacıları hapsetti.”

Türkiye’nin Efrîn ve daha sonra Serêkaniyê ve Girê Spî işgalinden sonra İsveç devletinin işgale karşı çıktığı ve Türkiye’ye yapılan silah satışlarını durdurduğu hatırlatıldı. Türkiye’nin gerçekleştirdiği suçları görmezlikten gelerek onunla tatbikata katılan İsveç’e eleştiriler yöneltildi.

ROJAVA KOMİTELERİ, BAKANLARA PROTESTO MEKTUPLARI YAZMA ÇAĞRISI YAPTI

Rojava Komiteleri de sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada İsveç’in Türkiye gibi anti-demokratik ve işgalci bir ülkenin savaşma kapasitesine katkıda bulunmaması gerektiğini söyledi. Erdoğan rejiminin Türkiye’de muhaliflere yönelik saldırıları artırdığı gibi İsveç’teki politikacıları ve gazetecileri de susturma ve sindirmeye çalıştığına dikkat çeken Rojava Komiteleri, İsveç halkına Türkiye’nin tatbikatlara katılmasına izin veren Savunma Bakanı Peter Hultqvist ve Dışişleri Bakanı Ann Linde’ye protesto mektupları yazmaları çağrısı yaptı.

Söderhamn Kürdistan Dayanışma Komitesi Başkanı Benny Gustafsson, İsveç Hükümeti içinde NATO konusunda farklı yaklaşımlar olduğunu, NATO yanlısı ve karşıtı akımlar olduğunu söyledi. Savunma Bakanı Peter Hultqvist’in NATO yanlılarının başını çekerken Dışişleri Bakanı Ann Linde’nin NATO karşıtı olduğunu söyleyen Gustafsson, “Hultqvist, Türkiye’nin İsveç’le tatbikatlara katılmasında sakınca görmüyor. Ama ben Dışişleri Bakanlığı’nın Türkiye’nin tatbikatlara katılmasına sıcak baktığını sanmıyorum” dedi.

Türk devletinin Rojava ve Güney Kürdistan’da gerçekleştirdiğini hatırlan Gustafsson, “İsveç Dışişleri Bakanlığı’na Türkiye’nin İsveç’teki NATO tatbikatlarına katılmasını protesto etmesi çağrısı yapıyorum. Türkiye İsveç’e gelmesin demeli” şeklinde konuştu.

İSVEÇ SİLAHLI KUVVETLERİ BASIN SÖZCÜSÜ AÇIKLAMA YAPMAKTAN KAÇINDI

İsveç Silahlı Kuvvetleri Basın Sözcüsü Jimmie Adamson, Türkiye’nin kaç asker ve hangi silahlarla tatbikatta yer aldığına ilişkin sorulara ilişkin bilgisi olmadığını söyledi. İsveç’in Türk devletinin Kürdistan’da işlediği soykırım suçlarını kınarken, aynı tatbikat içinde yer almasını nasıl karşıladığı sorusunu ise kendisinin asker olduğunu ve sadece tatbikatla ilgilendiğini belirterek yanıtlamaktan kaçındı. Tatbikat 16 Haziran günü sona erecek.

Yorum Yaz