KESK’ten ‘Dünya Çevre Günü’ açıklaması: Ülke rant için talan alanına dönüştürüldü

33

PİRHA- Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) 5 Haziran Dünya Çevre Günü dolayısıyla yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, “Çarpık kentleşmenin rantsal dönüşümle birleştirildiği ‘çılgın’ projeler ile yaşam alanlarımız yok ediliyor. Üstelik bu çılgın projelerin parası da bizim cebimizden çıkıyor” denildi. 

Birleşmiş Milletler Çevre ve İnsan Konferansı’nın temiz ve sağlıklı bir çevrede yaşamanın temel bir insan hakkı olduğu kararı alarak 5 Haziran tarihini Dünya Çevre Günü olarak ilan etmesinin üzerinden tam 48 yıl geçti.

5 Haziran 48 yıldır tüm dünyada Çevre Günü olarak kutlanıyor.

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) 5 Haziran Dünya Çevre Günü dolayısıyla yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, “Yerküreyi üzerinde yaşayan tüm canlılarla birlikte tehdit eden doğa katliamlarının yarattığı ekolojik krizin her geçen gün daha fazla derinleştiği koşullarda yılda bir gün Çevre Günü kutlamaları yapmak gittikçe anlamını yitiriyor. Çünkü emperyalist kapitalist sistem sadece emeğe, insan onuruna yakışır yaşam koşullarına değil, doğaya karşı yıkıcı politikalarıyla da geleceğimizi tehdit ediyor” denildi.

Açıklamada şunlar kaydedildi:

“Bilim insanları, son otuz yıldır yaşanan diğer salgın hastalıklar gibi bugün tüm dünyayı sarsan korona virüs pandemisinin de kapitalizmin yol açtığı ekolojik yıkımdan kaynaklandığının altını çizmekle kalmıyor. Doğaya karşı yıkım devam ederse daha büyük salgınlarla karşı karşıya kalacağımız konusunda tüm insanlığı uyarıyorlar.

“GDO’LU ÜRÜNLER, DOĞAYA BIRAKILAN ATIKLAR, İKLİMSEL DEĞİŞİKLİKLER GEZEGENİN GELECEĞİNİ KARARTIYOR”

Buna rağmen emperyalist kapitalist ülkelerin körüklediği, yerkürenin üçte birine yayılan savaşlar, silahlanma yarışı, Nükleer-Termik-Jeotermik, Hidro Elektrik Santraller (HES), yaşam alanlarına kurulan madenler, yakılan ormanlar, GDO’lu ürünler, devasa fabrikaların doğaya bıraktıkları atıklar ve nihayet küresel ısınma-iklim değişikliği insanlığın ve gezegenimizin geleceğini karartıyor.

“YOKSULLUK VE İŞSİZLİK BOYUTLANIRKEN ÜLKE  RANT İÇİN TALAN ALANINA DÖNÜŞTÜRLDÜ”

Bir taraftan bizleri yoksullaştırırken, işsiz bırakırken diğer taraftan tüm ülkeyi bir rant alanı haline getirmeyi hedefleyen düzenlemelere her gün bir yenisi ekleniyor. Yaşam kaynaklarımız katledilmek üzere devlet eliyle sermayenin denetimine veriliyor.

Ağaçlarımız kesiliyor, sularımız ve derelerimiz ‘maden arama’ adı altında kirletiliyor, toprağımız zehirleniyor. Ormanlarımız, meralarımız, yaylalarımız, vadilerimiz, doğal sit alanları ve tabiat varlıkları yok ediliyor. Nesli tükenen hayvanlara, yok olan bitki türlerine yenileri ekleniyor.

Çarpık kentleşmenin rantsal dönüşümle birleştirildiği ‘çılgın’ projeler ile yaşam alanlarımız yok ediliyor. Üstelik bu çılgın projelerin parası da bizim cebimizden çıkıyor.

“YANLIŞ TARIM POLİTİKALARI SONUCU HER TÜKETTİĞİMİZ ÜRÜN İTHAL HALE GELMİŞTİR”

Yanlış tarım politikaları nedeniyle yediğimiz ekmeğin buğdayını bile ithal eder hale getiriliyoruz. Doğduğu topraklarda doyamaz hale getirilen köylünün göçe zorlanmasıyla topraklarımız adeta insansızlaştırılıyor. İnsansızlaştırılan topraklar GDO’lu tohumlara ve rant peşindeki büyük tarım şirketlerine terk ediliyor.

Akarsuların, derelerin can suyunu kesen HES’lere, dağı taşı delip ormanları yok eden madenlere yenileri ekleniyor.

Cerattepe, Allianoi, Hasankeyf, Munzur Dağları, İznik ormanları, Hevsel Bahçeleri, Validebağ Korusu, Kaz Dağları ve daha sayamadığımız yüzlerce doğa harikası rant ve para uğruna talan ediliyor. Deprem bölgelerine bile nükleer santral yapılmasında ısrar ediliyor.

Öte yandan Koronavirüs salgını süreci yeni doğa katliamlarının fırsatı haline getiriliyor. Ziyarete kapatılan doğa harikası Salda Gölü’ne iş makineleri sokulurken, maden şirketi Kirazlıyayla’da ağaçları katlediyor.

“ÜLKEMİZDE YAŞANAN  EKOLOJİK YIKIM TOPLUMU NEFESİZ BIRAKACAK DÜZEYE GELMİŞTİR”

KESK olarak bir kez daha altını çiziyoruz. Dünyada ve ülkemizde yaşanmakta olan ekolojik krizin her geçen gün daha fazla derinleşerek adeta hepinizi nefessiz bıraktığı bu koşullarda sadece bir günlük Çevre Günü kutlamaları ile yetinilemez.

Doğayı talan eden, yer altı-yer üstü zenginliklerimizi yağmalayan sistemle, emeği sömüren, tüm çalışanlara kölelik koşulları dayatan sistem aynı sistemdir.

Emeğe, insana ve doğaya düşman bu sömürü, yağma ve talan düzenine, tıpkı Gezi Direnişinde olduğu gibi, “Artık sana verecek ne tek bir ağacımız, ne bir avuç toprağımız, ne de bir damla alın terimiz var” demek için omuz omuza vermenin zamanı çoktan gelmiştir. Konfederasyonumuz KESK’in bu ortak mücadelenin örülmesinde üzerine düşeni yapacağından kimsenin kuşkusu olmasın.”

PİRHA/ANKARA

#gallery-1{margin:auto}#gallery-1 .gallery-item{float:left;margin-top:10px;text-align:center;width:33%}#gallery-1 img{border:2px solid #cfcfcf}#gallery-1 .gallery-caption{margin-left:0}

Yorum Yaz