YENİ BİR SEÇİM GERİDE KALDI.

51

Türkiye ilginç ve tarihi bir seçimi geride bırakırken aynı zamanda faşist bir diktatörlükten de onulmaz bir yara açmış oldu.  Bu seçimin galibi kim sorusu doğal olarak herkesin değerlendirmelerinin temel konusu oldu. Duruma bakılırsa herkes bir şeyleri kazanmış. CHP belediye kazandığı için AKP- MHP ile birlikte aldıkları yüksek oy oranına dayanmaktadır.

Bu seçimlerin ilginç olan özelliği özellikle devlet tarafında bu seçimlerin bir anlamda cumhurun aklanması gibi ele alınması oldu. AKP MHP faşizmi bu seçimleri diktatörlüğü pekiştirmenin ve hem bölgeye yönelik işgalci emellerini hem de demokratik potansiyeli bastırmanın aracı olarak düşünmesi olmuştur. Bu planını gerçekleştirmek isteyen AKP MHP ölümüne bir saldırıyla demokratik muhalefeti bastırmaya çalışmışlardır. Bu amaçla yapabilecekleri ne varsa yapmışlardır.

Ancak buna rağmen HDP’nin yaratıcı alışık olunmayan ve cesur bir politika geliştirmesi AKP/MHP ikilisinin bütün hesaplarını alt üst etti. HDP bu politikayla büyük bir fedakârlık ortaya koymuştur. Bütün Türkiye toplumuna gerçekten demokrasi istediğini ve gerçekten demokrasi için her türlü fedakarlığı yapmaya her türlü bedeli cesurca ödemeye hazır olduğunu ortaya koymuştur.

Bunu sonucunda özellikle metropollerde AKP MHP faşizmine kaybettirmeyi amaçlıyordu ve bu amacını gerçekleştirmiş oldu. Bu politik esneklik ve fedakârlığın karşılığında AKP MHP kliğine uzun süreden bu yana ilk defa gizleyemeyecekleri bir yenilgiyi yaşatmış tattırmıştır. Bakmayın siz bu yenilgide sayılara bu yenilginin büyüklüğünü oy sayılarıyla tespit etmek mümkün değildir. AKP MHP ikilisinin İstanbul Ankara, Mersin, Adana yenilgisi oy ve belediye sayılarının ağırlığını çok çok aşan bir yenilgi olmuştur.

HDP bu politikayla AKP MHP faşizmine sondan bir önceki çıkışa taşımış oldu.  AKP MHP faşizmi aldığı bu yarayla artık iflah olamayacaktır.

AKP MHP faşizmini yenilgiye uğratan hiç kuşkusuz halkların gücü olmuştur. Ancak  HDP’nin basiretli siyaseti olmamış olsaydı bütün AKP MHP karşıtlığına rağmen halklarının enerjisi öfkesi ve tepkisi bir araya gelemez ve bu sonuç ortaya çıkmazdı.

DAİŞ’i yenenler tecritte karşı direnenler ortaya koydukları bu yaratıcı ve cesur politikayla AKP MHP faşizmine de büyük bir yenilgiyi yaşatmış oldular.

Elbette bu seçim Maraş’tan da yaşandı ve AKP MHP faşizmini yenenlerin aynı cesur yaratıcı politikası Maraş’tan da uygulandı.

HDP Maraş’ta, özellikle 7. Haziran’dan 40 bine yaklaşan bir oy tabanıyla Maraş’ta özenli bir güç oluşturmuştu. Daha sonra yaşayan seçimlerden de genellikle oylarını büyük ölçüde korumuştu.

Bu seçimlerde yukarıda belirtilen politikaya uygun olarak HDP Maraş’ta genel olarak aday çıkartmamayı tercih etmiştir. Böyle davranmasının yukarıda belirtilen nedenlerin yanında Maraş kitlesinin sosyal siyasal özellikleri de dikkate alınmıştır.

Bu anlamda özellikle Pazarcık’ta AKP çetesine önemli bir darbe vurmanın koşullarının olduğu burada doğru bir politikayla AKP’nin yıkılması amaçlanmıştır. Çünkü Pazarcık’ta uzunca bir süre CHP’li belediye başkanlığı olmuştur. Ayrıca CHP’nin sosyal yapısı da bunu gerektirmektedir. Öte yanda HDP kitlesi de CHP’nin adayına daha sıcak yaklaşabilecek bir özelliğe sahipti çünkü HDP kitlesi bir süre öncesinde CHP seçmeydi daha sonra kendi gerçek partisiyle buluşmuştu.

HDP Pazarcık’ın bu özelliğini ve kitlelerin beklentilerini dikkate alarak Pazarcık’ta aday çıkartmamayı tercih etmiştir.

HDP bu politikaları belirlerken HDP seçmeninin büyük ölçüde CHP adayına yöneleceği göz önüne alınmış buna göre bu karara alınmıştır.

HDP bir tutumu belirlemiş ve kamuoyuna sunmuştur. Buna uygun olarak HDP’nin bu politikalarını demokratik bulan Maraş girişimi bu politikalara tam destek vererek buna uygun b bu yönlü hasarlıklar yaparken CHP kendi içinde aday belirleme krizi yaratmış ve bu krizle boğuşur olmuştu. CHP içinde iki aday ortaya çıkmış ve kamuoyu önünde tartışmalara başlamıştı. HDP bu sağlıksız ve nahoş gelişmelileri doğru bulmadığını böyle bir durumun yaşanmaması gerektiğini olanakları ölçüsünde ortaya koymuş ilgililere iletmiş görüşmeler yapmıştır. Ancak en nihayetinde bu sorun CHP’nin iç sorunuydu ve HDP’nin daha fazla müdahale etmesi mümkün değildi.

İlerleyen süreçte CHP içindeki iki adaydan birisi DSP’den adaylığını koyarak tamamen bölen parçalayan bir tutum içine girmiştir. Maraş girişimi olarak bizi bu politikayı şiddetle reddetmiş ve bunu yapan adayın topluma zarar verdiğini en başında ve en açık en net en şiddetli ifadelerle belirtmiştik. Ayrıca buna uygun olarak CHP’nin adayının bütün güç ve olanaklarımızla desteklemiş ve gerekli olan bir çok faaliyeti bizzat örgütleyerek ortaya koymuştuk.

Ancak buna rağmen CHP’nin ve DSP’nin basiretsiz halkın çıkarlarını değil dikkate almayan  politikalarının sonucunda  AKP bir kez daha Pazarcık’ta belediye başkanlığını almıştır.

DSP’nin ve CHP bu sağlıksız politikalarının sonucunda hem HDP’nin oyları hem halkın beklentisi ve hem de CHP adayının emek ve çabaları boşuna gitmiştir.  Bu sonuç normal kabul edilebilecek bir sonuç değildir.

Halkın büyük özgürlük beklentilerini kendi egolarının tatmin etmek için kullanalar hem bugün hem yarın bu halka hesap vereceklerdir.

Maraş girişimi olarak halkımızın bu sonucu hak etmediğini tersine büyük bir fedakarlıkla sandığı giderek elinden geleni yaptığını ortaya koymuştur. Bu koşullarda aynı halkımız söz konusu adayların tekleşmesinin sağlanması halinde tekleşene adaya oyunu seve seve vereceklerinden kimsenin zerre kadar kuşkusu yoktur. Her şey bu kadar ortaya ve açıkken Pazarcık’ta hiç olmamış olan bir partinin amblemiyle seçimde bölücülük yapmak öte yanda bu bölünmenin zemininin yaratmak ve bunu önlemek için gereğini yapmak varken bunu yerine ısrarla bölünmeyi teşvik etmek hem halkımız a hem de bu politikaları izleyen gözünü hırs bürümüş kompleksli unsurlarının yarattığı bu tahribatı halkımız affetmeyecektir.

Önümüzdeki sürecin aslı gücü olan demokratik siyasetin savunan Maraş girişimi olarak önümüzdeki sürecin sahibi olduğumuzun bilmenin sorumluluğuyla hareket edeceğiz. Bu nedenle olan biteni halkımızın sağduyusuyla ele alacağız.

Halkımız bu basiretsizlerin yarattığı tahribatı öte yanda HDP’nin ortaya koyduğu fedakarlığı gösterdiği basireti ve cüreti görecektir.

Maraş girişimi olarak bu iki sağlıksız yanlış politikanın aracı zemini olmayacağız

Maraş girişimi olarak biz daha çok Maraş ta yaşanan seçimle ilgili olarak görüşlerimizi dostlarımızla paylaşmak istiyoruz. Maraş birçok yönüyle özel bir ilgiyi hak eden bir şehirdir. Özellikle 1978 yılında yaşanan katliamla birlikte kamuoyunda oluşturduğu yanlış imajın sorumlusu katliamcı politikaları savunanlardır.

Maraş demokratik muhalefetin ana gücü olarak Alevilerin ve Kürtlerin yalnızlığı itildiği baskı altında tutulduğu önemli bir şehirdir. Burada sürdürülecek olan demokratik politikanın bu gerçeği hesaba katması gerekiyordu. Bu anlamda toplumun kahir ekseriyetinin beklentisi olan birlikte hareket etme isteği çok önemliydi ve HDP toplumun bu isteğine uygun davranarak çok önemli bir sorumluluğu yerine getirmiş olmakla kalmadı aynı zamanda toplumun beklentisini de uygun davranmış oldu.

Ancak HDP’nin ortaya koyduğu bu büyük fedakarlık basiret ve cesur politikaya rağmen Toplumun çok büyük bir kesiminin beklentisi olan Pazarcık’ta belediye başkanlığının AKP’den alınması gerçekleşmedi.

Yorum Yaz