İnme tedavi edilebilen bir hastalıktır

40

Türk Nöroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Şerefnur Öztürk, her 6 kişiden birinin inme ile karşılaşabileceğini belirterek, inme merkezlerinin hızlı müdahale ve inmenin etkilerini azaltmada çok kritik bir rol oynadığını vurguladı. 2018’de Türkiye’de yaklaşık 40 bin kişinin inme nedeniyle hayatını kaybettiğinin altını çizen Öztürk inmenin tedavi edilebilir bir hastalık olduğunun altını çizdi.

55’inci Ulusal Nöroloji Kongresi, 15 – 21 Kasım tarihleri arasında Antalya’da gerçekleştirildi. Kongreye  başta Ankara ve İstanbul olmak üzere Türkiye’nin farklı illerinden ve yurt dışından gelen çok sayıda nöroloji uzmanı, nöroloji asistanı ve sektör temsilcisi katıldı.Türk Nöroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Şerefnur Öztürk, kongre kapsamında düzenlenen basın toplantısında İnme ile ilgili açıklamalarda bulundu. İnmenin tedavi edilebilir bir hastalık olduğunun altını çizen Öztürk şunları söyledi:

“İnme, eskiden olduğu gibi tedavisi zor bir hastalık değildir. İnme, tedavi edilebilen bir hastalıktır. En önemli faktör zamandır. O yüzden de biz ‘zaman beyindir’ diyoruz çünkü her geçen dakika çok sayıda beyin hücresinin kaybına neden olur. İnme belirtileri fark edildiği anda hiç vakit kaybetmeden 112’yi aramalarını istiyoruz. Çünkü 112, hastayı nereye götüreceğini biliyor. Kendi araçları ile geleceklerse de nöroloğun bulunduğu bir sağlık merkezine hızla gelmelerini istiyoruz.

ÜNİTE SAYIMIZ YETERSİZ

Türkiye’de inme hastalarının en etkin ve başarılı bir organizasyonla tedavi edilmelerini sağlayacak İnme Klinik Protokolü var. Nöroloji uzmanı yönetiminde inme ünite ve merkezlerinin organizasyon, yönetim ve tedavi şeması algoritmalarını yayımlamış durumda. Şu anda inme ünite sayımız ve inme merkezi sayımız yeterli değil. Sağlık Bakanlığı ile yaptığımız çalışmalar dahilinde hangi bölgelere, hangi özelliklerde inme merkezleri kurulacağı, kim tarafından işletileceği, yürütüleceği, hastaların ne şekilde bakılacağı ve her şeyden önemlisi bu merkezlere hastaların nasıl yönlendirileceğinin çalışmaları yapılıyor.”

HAREKET YETENEĞİNİN AZALMASI VE TİTREME

Türk Nöroloji Derneği Hareket Bozuklukları Çalışma Grubu Moderatörü Prof. Dr. Raif Çakmur, Parkinson hastalığında en önemli sebebin dopamin eksikliği olduğunu vurguladı ve Parkinson hastalığının tedavisi ile ilgili gelişmeler hakkında şunları söyledi: Parkinson hastalığının motor bulguları beyinde hareketlerimizden sorumlu olan hücrelerin ufak bir bölümünün hasara uğraması ve eksilmesi (dejenerasyon) sonucu ortaya çıkar. Bu hücreler bilgileri bir sinir hücresinden diğerine gönderen dopamin adı verilen kimyasal bir madde salgılar. Beyinde yeterli dopamin yapılamazsa hareket ve duruş işlevleri etkilenerek Parkinson hastalığı belirtileri ortaya çıkar. Dopamin eksikliğinin temel belirtileri hareketlerde yavaşlama, hareket yeteneğinin azalması ve titremedir. Hastalık yavaş bir şekilde ilerler. Hastadan hastaya belirtilerin varlığı, şiddeti ve hastalığın ilerleme hızı farklıdır.
Parkinson hastalığı tipik olarak orta ve ileri yaşın hastalığı olup, ortalama 60 yaş civarında başlar.

ÜLKEMİZDE 150 BİN HASTA VAR

Bugün için Dünyada 10 milyon, ülkemizde 150 bin civarında Parkinson hastası olduğunu tahmin etmekteyiz. Parkinson hastalığının gelişimi için en önemli risk faktörü, yaşlanma olarak tanımlanmıştır. Toplumlar yaşlandıkça görülme oranındaki artış aslında aciliyet göstermektedir. Dünyanın en kalabalık ülkelerinde, 2030 yılına kadar Parkinson hastalarının nerdeyse 2 katına çıkarak 30 milyona ulaşacağını düşünmek korkutucudur. Eğer hepimiz 100 yaşın üzerine kadar yaşayacak olursak büyük olasılıkla bu hastalıkla karşı karşıya kalacağız.”

Yorum Yaz