‘Türkiye IŞİD ve El Nusra’yı besleyen ülke konumuna geldi’

33

Baki Kaya Dede ile Pir Hasan Doğan, Türkiye’nin Suriye topraklarında operasyon yürütmesini eleştirerek IŞİD’in bu süreçte tekrar faaliyete geçebileceğini söyledi.

Haberin videosu

Türkiye, Suriye’de yürüttüğü harekata anlaşma sonucu 5 günlük ara verdi ancak bölgedeki ÖSO güçlerinin saldırıları sürüyor.

Alevi inanç önderlerinin dikkat çektiği husus ise yaşanan gerilim sonrası IŞİD’in tekrardan faaliyete geçebileceği ihtimali oldu.

Baki Kaya Dede, Türkiye’nin Suriye’ye yönelik operasyonu ile IŞİD tehdidini yorumladı. “Hedefleri; Alevi halkının yerleşik düzeni ve Alevilere karşı katliam yapmak” diyen Kaya, İsrail’in bölgedeki ‘asıl güç’ olduğuna işaret ederek şunları söyledi:

“ŞERİAT ÖRGÜTLERİ İSRAİL’İN PROPAGANDASI SAYESİNDEDİR”

“İsrail, ABD Dışişleri Bakanı vasıtasıyla Orta Doğu’da 22 yeni devletin kurulacağını söylemişti. Uygulanması için de Büyük Orta Doğu Projesi oluşturmaya çalıştılar. Zamanında Recep Tayyip Erdoğan da bu projenin eş başkanı oldu. Geldiğimiz nokta şu; IŞİD diye bir olay çıkardılar başımıza. Hedefi ise Alevi köyleri ile Alevi halkının yerleşik düzeni ve Alevilere karşı katliam yapmak. Öyle bir fetva verilmiş ki ‘Alevileri yok eden cennete gidiyor’. Bunu İsrail’in kurmuş olduğu tarikat şefleri söylüyor. İsrail ‘Türkiye’de 72 tane tarikat kurdum’ diyor. Bu 72 tarikat, İslamiyet’e aykırı fetvalar vererek insanları öldürdü. IŞİD, El Kaide, El Nusra ve benzeri dinsel şeriat örgütleri hep İsrail’in propagandasının sayesindedir.

İsrail Orta Doğu’da ne istiyor? İsrail bayrağının üstünde ve altında olan iki siyah çizginin anlamı; Dicle ve Fırat ırmaklarıdır. Dicle ve Fırat ırmaklarının arasında kalan topraklara ‘Vaat edilmiş topraklar’ diyor. Dolayısıyla ‘bu topraklar elime geçmeli’ amacı taşıyor. Ama buna kendi nüfus ve ordusu yeterli değil. Dolayısıyla İslam toplumunu birbirine kırdırarak bu noktaya gelmeye çalışıyor.”

“SAVAŞ İSRAİL İÇİN YÜRÜYOR”

Kaya, “Bu savaşın sonu IŞİD’lilerin tekrar harekete geçmesi demektir” diyerek sözlerini şöyle sürdürdü:

“Şeriat örgütüne hizmet eden zihniyetin tekrar harekete geçmesi demektir. Türkiye’de Kürtlerin yaşadığı toprakları İsrail arzu ediyor. Vaat edilmiş topraklar bu topraklardır. Er geç su kaynaklarına ulaşmak ve sahip olmak istiyor. İsrail için savaş yürüyor ve onun adına savaşanlar da kendilerine ‘Müslüman’ diyor. Bunu göz ardı etmeyeceğiz. Aleviler zaten olayın büyük çoğunluğu ile farkında. Kendi topraklarına ve kendi su kaynaklarına da sahip çıkmalılar. Bunu yaptığımız zaman emperyalizmin oyununu da bozarız.”

“HAPİSHANELERİ NEDEN VURDULAR?”

Pir Hasan Doğan da Türkiye’nin Suriye operasyonunu kınayarak “Alevi topluluklarının bu savaşa herhangi bir cevaz vermeleri mümkün değildir” dedi. Türkiye’nin IŞİD ve El Nusra’yı besleyen ülke konumuna geldiğini de anlatan Doğan şunları söyledi:

“Alevi toplumuna mensup insanlar, dünya üzerindeki 72 millete tek nazarda bakan bir inanca sahiptir. Bu çerçevede değerlendirdiğimizde savaşların bir cinayet olduğunu hepimiz kabul ediyoruz. Kaldı ki gelen haberlerde izlediğimizde devletimizin aslında orada ilk vurduğu hapishaneler. O hapishanelerde kimler yatıyor? 60 bin IŞİD’linin o hapishanelerde tutulduğu söyleniyor. Dünya kamuoyu bunu açık açık deklare etti. Peki niye hapishaneyi vuruyorsun? Oradaki IŞİD’çileri kaçırmak ve bir şekilde IŞİD’e de destek vermek için. Dünya kamuoyu ve herkes de biliyor ki IŞİD’i, El Nusra’yı besleyen, lojistik ve silah desteği veren bir ülke konumuna düştük. Bunu Alevi topluluklarının kabul etmesi mümkün değil. Bir taraftan da Rıza Şehri üzerine kurulu bir inanç sistemimiz var. Sınırların ve sömürünün olmadığı bir dünyayı hayal ettiğimize göre Alevi inancına tamamıyla zıt bir durumla karşı karşıyayız. Bundan dolayı Alevi inancına mensup bir insan olarak savaşa ‘hayır’ diyorum. Asla bunu kabul etmiyorum ve desteklemiyorum.”

“DİYANET CİHAT ÜZERİNE KURULU BİR SİSTEM”

Doğan’ın eleştirilerinin odağında Diyanet İşleri Başkanlığı da vardı. “İnancını cihat üzerine kuran bir inanç sisteminden ne beklersiniz” diyen Doğan şunları söyledi:

“Muktedirimiz diyordu ki ‘ben Suriye’nin toprak bütünlüğüne inanıyorum’. Çıktı basın açıklaması yaptı ve ‘Biz Suriye’ye fetihe gidiyoruz’ dedi. Resmen savaş ilan etti. Nasıl ki biz kendi topraklarımıza herhangi bir dış güçten gelen saldırıyı esefle karşıladığımız gibi ülkemizin de başka bir devletin ve halkın toprak bütünlüğünü ihlal etmesini asla doğru bulmuyor ve desteklemiyoruz.”

Eren GÜVEN/Cebrail ARSLAN
ANKARA

#gallery-1{margin:auto}#gallery-1 .gallery-item{float:left;margin-top:10px;text-align:center;width:50%}#gallery-1 img{border:2px solid #cfcfcf}#gallery-1 .gallery-caption{margin-left:0}

Yorum Yaz