Nijerya’da 500 kişinin alıkonulduğu ’işkence evinden’ kurtulanlar anlatıyor

30

Nijerya’da işkence gören yaklaşık 500 kişinin polis baskınıyla kurtarıldığı binadan çıkanlar, yaşadıklarını “cehennem azabına” benzetti.

BBC’ye konuşan 29 yaşındaki Isa Ibrahim, “Dua edenleri dövüyorlardı. Ders çalışanları darp ediyorlardı” dedi.

Ülkenin kuzeyindeki Kaduna kentinde Perşembe günü düzenlenen bir operasyonda 500 kişi, ıslahevi olarak kullanılan bir binadan kurtarılmıştı.

Polisler binada tutulan kişilerin köleliğe maruz bırakıldığını, insanların ayaklarından zincirlendiğini açıkladı.

Binadan kurtarılanlar işkence gördüklerini ve cinsel tacize uğradıklarını anlatıyor.

Binayı ziyaret eden BBC’den Ishaq Khalid, başka kurumlarda da benzer istismarların yaşanmakta olduğuna dair endişelerin bulunduğunu aktarıyor.

Khalid, ülkede Müslüman nüfusun yoğun olduğu bu kesimde aileler çocuklarını okula gönderecek parayı bulamadığını, çocuklarını düzgün bir denetleme sisteminin olmadığı bu tür kurumlara gönderdiğini söylüyor.

Reuters’a konuşan Kaduna Polis Sözcüsü Yakubu Sabo, ortaya çıkardıkları “insanlık dışı muamele” nedeniyle burayı İslami bir okul olarak değerlendirmenin mümkün olamayacağını söyledi.

Bu kurum ailelerden para alsa da ne bir okul ne de bir ıslahevi olarak kayıt yaptırmış.

Bazıları bu kurumda çalışan görevliler olan yedi kişi gözaltına alındı.

Isa Ibrahim, binaya iki hafta önce ailesi tarafından “davranışlarını düzeltmek” amacıyla yollandığını anlatıyor.

Polis baskınından bir gün önce kaçmaya çalıştığını belirten Ibrahim, eski bir jeneratöre zincirlendiğini, elleri bağlanarak tavandan sarkıtıldığı bir işkenceye maruz kaldığını söylüyor:

“Çok sayıda yaram var. Neredeyse bedenimin her bölgesinden yaralandım. Uyurken bile sopalarla bizi uyandırıyorlardı.”

Ibrahim aç bırakıldıklarını, kendilerine yalnızca bir miktar pirinç verildiğini, orada tutulan herkesin enerjisini yitirdiğini söylüyor.

Birkaç yıldır faaliyette olduğu tahmin edilen kurumdan kurtarılan çocukların en genci beş yaşındaydı.

Binadakilerin çoğu Nijerya’nın kuzeyinden olsa da bazıları da Burkina Faso’dan gelmişti.

İki katlı, pembe boyalı cezaevi benzeri binanın etrafına yüksek duvarlar ve dikenli teller örülmüş.

Azametli bir kapısı, ondan fazla odası ve havalandırma amaçlı küçük bir penceresi var.

Binaya girdiğimde ortalığa saçılmış döşekler, kovalar, kitaplar ve kıyafetler gördüm. Polis baskınının ardından geride bırakılan nesnelerdi bunlar.

Kaduna Polis Sözcüsü Yakubu Sabo, baskın sırasında içerdeki çoğu kişinin zincirlenmiş durumda olduğunu söylüyor.

Ben de binaya girdiğimde terk edilmiş zincirleri, kurtarılanların bahsettiği gibi zincirlerin bağlı olduğu eski jeneratör ve araç tekerleklerini gördüm.

Binanın yakınlarında yaşayanlar ise öğrendikleri karşısında şok olmuş. Konuştuğum bazı mahalle sakinleri, yan binalarında böyle bir yerin bulunduğuna inanmakta zorluk çektiklerini söylüyor.

Kurtarılan çocukların bir kısmı, Kaduna’da kurulan bir kampa getirilen akrabalarına kavuştu.

Bazı veliler, bu okula kaydettirdikleri çocuklarını görmelerine izin verilmediğini anlattı.

Çocuğunu almaya gelen Ibrahim adlı bir veli, “Bu okulda böyle bir şey olduğunu bilsek çocuğumuzu yollamazdık. Onları insan olsunlar diye gönderdik ama kötü muameleye maruz kalmışlar” dedi.

Kaduna eyalet hükümeti, bölgedeki tüm Kuran okullarının inceleneceğini açıkladı.

Kaduna İnsani Hizmetler ve Toplumsal Gelişim Komiseri Hafsat Baba “Bu olay gözlerimizi açtı” dedi.

Baba, bölgenin en büyük kentinde yaşananlar böyleyken kırsal kesimlerde yaşananları hayal edemediğini söyledi:

“Tüm okulları denetlememiz lazım. Kuralları ihlal eden okulların tamamen kapatılması gerekiyor.

“Çocuklara işkence yapan veya bu tür felaket koşullara maruz bırakanlar tespit edilirse yargılanacaklar.”

Nijerya Devlet Başkanı Muhammadu Buhari de olayın sorumlularını kınadı.

Buhari, “Ülkedeki topluluklar içinde uzun yıllardır bilinen ama görmezden gelinen her türden istismarı ifşa etmek ve durdurmak için” dini ve geleneksel liderleri yetkililerle işbirliği yapmaya davet etti.

Yorum Yaz