Demokratik sosyalizm ve ABD?

33

Sanders’ın herkes için sağlık ve eğitim hakkı ve ülke siyasetini büyük şirketlerin cenderesinden kurtarma gibi vaatleri ilk kez bu kadar güçlü olarak tabanda yankı bulmuş durumda.

Çok uzak değil bundan 4 sene kadar önce Bernie Sanders, aynı fikirleri söylediğinde birçok insan bunların ABD için çok radikal fikirler olduğunu ifade ediyordu. Temelinde beyaz Amerika’nın imtiyazlarının korunmasına dayanan (haksız) rekabet ilkesi ABD’de kamunun vatandaşların eğitim ve sağlık gibi hizmetlerden yararlanmasını temel hak olarak görülmesine engeldi. Ancak Obamacare ve onun etrafındaki tartışmalar ABD kamuoyunda “radikal” fikirler konusunda ciddi bir olgunluk yarattı.

Son yapılan kamuoyu araştırmalara göre ABD’de ilk kez herkese sağlık sigortası ve herkes için bedava eğitim konularına verilen destek yüzde 50’yi aştı.

HERKES İÇİN SAĞLIK ARTIK RADİKAL BİR SÖYLEM DEĞİL

Vermont Belediye Başkanı olduğu günden bu yana 30 seneyi aşkın bir süredir Sanders bu konuları dile getiriyor. Demokrat Parti içinde siyaset yürüten Sanders aslında kendini “demokratik sosyalist” olarak tanımlıyor. Bir politikacı olarak sosyalist kelimesini taşımanın en ağır olduğu ülkelerden biri olan ABD’de Senato’da yer alan Sanders’ın düşünceleri artık geniş kesimler tarafından tartışılıyor.

ABD’nin eski Başkan yardımcısı Joe Biden’ın favori olarak görüldüğü Demokrat Parti’nin başkan adaylığı yarışında Sanders da yer alıyor. Sanders adaylar arasında en çok bireyden bağış toplayan aday. Ayrıca hiçbir milyarder şu ana kadar Sanders’a bağış yapmış değil.

Sanders kampanyasının temelini Wall Street’a karşı bayrak açarak oluşturdu. İlk hedefi ise ilaç şirketleri oldu. İlaç şirketlerinin ABD’deki fiyatlamalarını eleştiren Sanders, Başkan olursa bu durumu düzelteceğini kamuoyuna deklare etti.

ABD dünyada ilacın en pahalı olduğu ülkelerden biri. Öyle ki yüzbinlerce ABDlinin günlük olarak kullandığı insülin ülkenin kuzey komşusu Kanada’ya oranla 10 kat daha pahalı.

SİGORTA ŞİRKETLERİ VE PETROL ENDÜSTRİSİ HEDEFTE

Sanders’ın ikinci hedefi ise sağlık sigortası şirketleri. Sigorta şirketlerinin insanları soyduğunu ve buna karşılık olarak sigorta kapsamlarını sürekli olarak daralttığını ifade eden Sanders, Başkan olursa herkes için kapsamlı bir sağlık sigortası reformu yapacağını söylüyor.

Sanders bu konuda çok da haksız değil. ABD gelişmiş ülkeler arasında sağlık alanında en çok harcama yapan ülke olmasına rağmen vatandaşlarına sağlık sigortası garantisi sağlamayan tek ülke. Tüm sağlık hizmetlerinin tüm vatandaşlar için ek masraf olmadan kullanılabildiği İskandinav ülkelerinde kişi başına yapılan sağlık harcamaları ABD’nin neredeyse yarısı.

Sander’ın kampanyasında hemen hemen her ABD vatandaşını çok yakından ilgilendiren bu konuya yer vermesi onu en çok gündeme taşıyan hamle durumunda. Ancak büyük şirketlerle ve medya kuruluşlarıyla arasında ciddi bir mesafe var. Özellikle CNN’e Demokrat Parti adaylarının buluştuğu tartışma programında yaptığı eleştiriler ve sermayeye karşı sert sözleri Sanders’ın Trump’ın karşısına aday olarak çıkmasını etkileyebilecek düzeyde.

Ancak büyük şirketler ve medya kuruluşlarının unuttuğu bir şey de var. Artık internetin son derece yaygın kullanıldığı ülkelerde TV ve gazetelerin elinde tutan sermayenin her şeyi yönlendirme şansı yok. ABD’de ana akım medya ve sermaye çevrelerinin önemli bir çoğunluğu Trump’ın aday olduğu seçimlerde ona karşı açık açık çalışmış ancak seçilmesini engelleyememişti. Hatta bu kurumların şeytanlaştırma çabalarının Trump’a avantaj sağladığını söyleyenler dahi var.

Sanders diğer taraftan genç kesimin duyarlı olduğu konulara da açıkça değiniyor. Örneğin petrol endüstrisinin, petro kimyasal yakıtlara dayanan sanayinin sonu geldiğini söylüyor. İklim değişimine karşı savaşacağını, fakirlikle mücadelenin birinci önemde olduğunu, silahlanmanın, silah ticaretinin önüne geçeceğini ifade ediyor. Bu tür fikirler özellikle genç seçmenler açısından oldukça prim kazandıran söylemler.

SANDERS OBAMA’DAN DAHA AVANTAJLI

Demokrat Partinin başkan adayının belirlenmesi süreci konusunda yapılan anketler Sanders’ı ikinci sırada gösteriyor. Arkasında ciddi bir kamuoyu oluşturan Sanders’ın bu süreci değiştirip değiştiremeyeceği merak ediliyor. Şu anda Biden gibi net bir favorinin yanında Sanders’ın pek şansı gözükmeyebilir ancak unutmayalım ki Barrack Obama’nın başkanlık yarışının başında anketlerde adı dahi doğru düzgün anılmıyordu. Hatta bazı siyahi komedyenler dahi Obama ile Başkanlık konusunda dalga geçmişti.

Sanders’ın bugünkü konumu Obama’nın yolun başındaki konumundan çok daha ileri. Üstüne fikirlerinin çok örtüştüğü bir diğer aday Elizabeth Warren da anketlerde üçüncü sırada gözüküyor. Bu ikili Biden’ın başkanlık adaylık hayallerini suya düşürebilecek güçte gözüküyor.

Yorum Yaz