İsveç ırkçı örgütleri yasaklayacak

29

Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği’nin ırkçı ve Nazi örgütleri yasaklamadığı için defalarca eleştirdiği İsveç, nihayet ilk adımını attı.

Parlamentonun resmi internet sitesinde yayımlanan “Irkçı örgütlerin yasaklanması” başlıklı yönergede, örgütlü ırkçılığın topluma yönelik ciddiye alınması gereken bir tehdit oluşturduğu değerlendirmesi yapıldı.

Irkçı örgütlerin medya, internet, sosyal medya ve düzenledikleri gösteriler aracılığıyla ırkçı söylemlerin yaygınlaşmasına katkıda bulundukları belirtildi. Irkçı örgütler içinde yer alanların terör suçu olarak kabul edilebilecek ağır şiddet eylemleri gerçekleştirme yetenekleri olduğuna dikkat çekildi.

Parlamento bünyesinde kurulacak komite, başka ülkelerinde ırkçı örgütlerin çalışmalarının sınırlandırılması ve yasaklanması için yapılan çalışmaları inceleyecek. İsveç’te alınması gereken önlemleri belirleyecek ve önerilerini en geç 28 Şubat 2021’e kadar hükümete sunacak.

IRKÇILIK İNSANLAR ÜZERİNDE YIKICI SONUÇLARA YOL AÇIYOR

İsveç’teki gelişmelerin karmaşık ve kaygı verici olduğu, yapılan kamuoyu araştırmalarının açıklığın artmasında İsveç toplumunun olumlu bir mesafe kaydettiğini gösterdiği belirtilen yönergede “Öte yandan ırkçılığa maruz kalanlar ırkçılığın kaygı verici derecede yaygınlaştığı bir toplum iklimine tanıklık ediyor. Irkçılık insanların yaşamlarını sınırlıyor ve maruz kalanlar üzerinde yıkıcı sonuçlara yol açıyor” denildi.

Yükselmekte olan ırkçılığın toplumda yol açtığı kaygılara yapılan kamuoyu yoklamalarının sonuçları örnek verilerek dikkat çekildi.

EN FAZLA IRKÇILIĞA UĞRAYANLAR AFRİKALI GÖÇMENLER

Göteborg Üniversitesi bünyesindeki SOM Enstitüsü’nün 2018 yılında yaptığı bir araştırma halkın % 42’sinin artan yabancı düşmanlığının oldukça kaygı verici bulduğunu gösterdi.

Batı Sahra’nın güneyinden gelen Afrikalı müslümanların % 34’ü, Türkiye’den gelenlerin % 18’i etnik köken veya göçmen oldukları için son bir yıl içinde ırkçı baskılarla karşılaştığını söyledi.

Araştırmaya katılan Yahudilerin % 82’si semitizm karşıtlığının büyük bir sorun olduğunu söylerken, Afrikalı göçmenlerin % 41’i son 5 yıl içinde ırkçı baskılara maruz kaldığını ifade etti.

IRKÇILIKTAN KAYNAKLI NEFRET SUÇLARI YAYGIN

Suçluluğu Önleme Konseyi (BRÅ) her iki yılda bir polis ve mahkemelere bildirilen nefretten kaynaklı suçlar ve nedenlerini kamuoyuna duyuruyor.

2016 yılında 6 bin 415 kişi nefret suçuna maruz kaldığını belirterek polise bildirimde bulundu. Bunlardan 4 bin 609’unun ırkçı ve yabancı düşmanlığı güdüsüyle gerçekleştiği belirlendi.

Pek çok göçmen, maruz kaldığı nefret suçlarını polise bildirmediği için işlenen nefret suçlarının kapsamı tam olarak bilinmiyor. Ancak 2015 yılında yapılan Ulusal Güvenlik Araştırmasının sonuçları halkın % 1,9’unun yabancı düşmanlığından, % 0,6’sının da dini inancından kaynaklı nefret suçlarına uğradığını gösterdi.

BEYAZ GÜÇ DEMOKRATİK TOPLUMA YÖNELİK BİR TEHDİT

Yönergede İsveç Güvenlik Polisi’nin (Säpo) Beyaz Güç olarak adlandırılan ırkçı ve Nazi grupları günümüzde tehlike arz eden ve şiddete başvuran İslamcı gruplardan daha uzun vadeli bir tehdit olarak değerlendirdiğine dikkat çekiliyor.

Säpo, ırkçı grupların ülkenin demokratik yönetim biçimini değiştirecek güçte ve yetenekte olmamalarına karşın amaçlarına ulaşmak için başvurdukları tehdit ve şiddet eylemlerinin zaman içinde demokrasiye zarar vereceğini düşünüyor. Terör suçu sayılabilecek ağır şiddet suçlarını gerçekleştirme yetenekleri olduğu uyarısında bulunuyor.

İNTERNET VE SOSYAL MEDYADA IRKÇILIK YAYGINLAŞIYOR

Säpo, yabancı düşmanı ve ırkçı mesaj ve yorumların internet ve sosyal medyada giderek arttığını, özellikle de Yahudi ve Afrikalıların hedef alındığını belirtiyor.

Irkçı örgütlerin meydanlarda daha fazla görünür olmalarının toplumdaki kaygıyı artırdığına Stockholm, Göteborg, Ludvika ve Visby kentlerinde Nazi örgüt olan Kuzey Direniş Hareketi’nin eylemlerini örnek vererek dikkat çekiyor.

OKULLARIN SALONLARINDA ŞİDDET EYLEMLERİNE HAZIRLANIYORLAR

Kuzey Direniş Hareketi (NMR) İskandinavya’nın en saldırgan ve örgütlü Nazi grubu. Hitleri kutsayan ve demokrasiyi ortadan kaldıracağını açıkça söyleyen NMR’nin Norveç, Finlandiya ve Danimarka’da şubeleri bulunuyor.

Örgütün liderlerinden önemli bir bölümü İsveç’in orta kesimlerindeki Ludvika kentinde yaşıyor. Irkçı hareketleri mercek altına alan Expo internet sitesi, 2016 yılında kente 59 eylem ve etkinlik gerçekleştiren Nazilerin geçtiğimiz yıl bu sayıyı 180 yükselttiklerini belirledi.

NMR üyesi 48 yaşındaki bir Nazi, belediyeye ait bir ilk okulun jimnastik salonunu “kendini savunma kursları” vermek için kiraladı. Onlarca Nazi, 30 kez salonda boks ve judo çalıştı.

NAZİLER BELEDİYENİN SALONUNDA BIÇAKLI ANTREMAN YAPTI

Kavga sporu NMR’nin çalışmalarında merkezi bir öneme sahip. “Irk Savaşı”na hazırlanan NMR, üyelerine judo, tekvando ve boks öğrenmeleri zorunluluğunu getiriyor. Kavga sporlarına giden Naziler, ırkçılık karşıtları ve sosyalistlerin düzenledikleri gösteri ve etkinliklere saldırıyor.

Ocak ayında da NMR üyeleri, Stockholm’un dışında bulunan Nacka semtinde belediyeye ait olan bir salonda bıçaklı antrenman yapmıştı. Olanların medyaya yansımasından sonra belediye salon kiralamayı durdurmuş ve soruşturma başlatmıştı.

IRKÇILARA SALON VERİLMEYECEK

Hükümetin yönergesinde ırkçı örgütlerin yasaklanması durumunda yeni üyeler kazanamayacakları, salon ve lokal kiralayamayacakları belirtiliyor. Bu nedenle de alınacak yasaklama kararının örgütün çalışmalarına katılacaklar üzerinde daha etkili olacağı değerlendirmesi yapılarak “Irkçı örgütlerin açıkça yasaklanmasının büyük bir sinyal değeri vardır” deniliyor.

Irkçı örgütlerin yasaklanması geçtiğimiz yılın Temmuz ayında Gotland Adası’nda yapılan “Politikacılar Haftası”nda Nazi Kuzey Direniş Hareketi’nin saldırı ve tehditlerinden sonra politikacılar tarafından dile getirilmeye başlanmıştı.

Moderat (Muhafazakar) Parti’nin şiddete başvuran ve destekleyen grupların cezalandırılmasını istemesinin ardından bir açıklama yapan Adalet Bakanı Morgon Johansson, Nazi ve ırkçı örgütlerin yasaklanması için yasalarda düzenlemelere gidileceğini söylemişti.

Yorum Yaz