İnsanlık tarihine düşen kara bir leke.. – Eren Yıldırım Dede

72

Güneşin ağladığı gün..
19-26 Aralık 1978
Maraş Katliamı

Alevileri öldüren cennete gider sloganlarıyla başladı katliam..
Kapılarımızı zorlayan komşuları
O kapılar üzerine kanla yazılmış yazıları Unutmadık..
Maraş Katliamını ne unutacağız ne de katilleri affedeceğiz..

O gün Maraş’ta güneşin ağladığı gündü “diyor, katliamın canlı tanığı. Şöyle anlatıyordu o günü: “Her yer karanlıktı. Herkes karalar giyinmişti Herkes ağlıyordu. Yüzümü güneşe çevirdim. Güneş de ağlıyordu. Siz hiç güneşin ağladığını gördünüz mü? İşte o gün Maraş’ta, güneşin ağladığı gündü!.”

O gün “Maraş ovası, Müslüman yuvası” sesleriyle,
Katliam ovasında tekbir getirerek, “Kızılbaşlara ölüm”, “Komünist Alevilere ölüm” sloganlarıyla yüzlerce insanı öldürüp, Maraş’ta güneşi bile ağlattılar.

Maraş insanlık suçunun işlendiği adrestir

—————————————-

16. yüzyılda Osmanlı Şeyhülislamı Ebu suud’un fetvalarında;
“Kızılbaş topluluğundan öldürülmesi helal olanı öldüren gazi, Kızılbaş topluluğunun eliyle öldürülenler şehit olur mu?
Evet, olur.
Din yolunda en büyük savaştır, Tanrı yolunda büyük bir şehitliktir“ denilerek
Kızılbaş katliamına toplumsal davet çıkarılmış, 40 bin Alevi-Kızılbaş katledilmişti.

20. yüzyıl Türkiye’sinin Diyanet İşleri Başkanlığı’nın memur imamı Mustafa YILDIZ,
22 Aralık 1978 günü cuma namazında Maraş Katliamı’na, şu fetvasıyla davet ediyordu;
“Oruç ve namazla hacı olunmaz, bir Alevi öldüren beş sefer hacca gitmiş gibi sevap kazanır.”
Katliam davetine icabet edenler yüzlerce insanı katledip, binlercesini yaralayıp, on binlerce Maraşlının yaşamın parçası olan topraklarını terk etmesine ya da sürgüne gönderilmesine sebep oldu.

19-26 Aralık tarihleri arasında Maraş’ta yaşanan katliama tanıklık edenlerin anlattıkları acı hikâyelerden duyduklarımız ibret verici:
“10 yaşındaki bir çocuk kaçarak komşularına sığınıyor ancak onca yıllık komşuları onu evine almıyor.
Yine bir kişiyi ağaca çivileyip ateş ederek öldürüyorlar.
En vahşi olaylardan birisi de kocaman bir kazanda kaynar suya atılarak öldürülen çocuk cesedi bulduk.”

Tanıklar gözyaşları içinde anlatırken soruyordu:
“Siz genç kızların memelerinin kesilip sopaların ucuna takıldığı bir katliamı gözünüzün önünde canlandırabiliyor musunuz?”

———————————-

Maraş katliamında yitirilen canları anmak için hazırlık yapılan şu günlerde, Maraş Valiliği YİNE bekleneni yapmıştır.
Şaşırtıcı bir durum yoktur.
Her yıl bu şekilde Maraş anmaları yasaklanıyor.

Geçmişi hatırlamak istememeleri..
Yüzleşemiyorlar..

Birisi çıkıp unutmanın yolunun ancak yüzleşmekle mümkün olduğunu bunlara tane tane anlatsa…

Birisi, hem de Alevi olmayan bir kent sakini çıksa, bu kentte 36 saat içinde yarısından fazlası 13 yaşın altında yüzlerce insan öldürüldü.
Gelin toplu olarak gidenlere bir dua, yapanlara bir ah edelim diye haykırsa..

Yüzleşememek ve vicdan meselesi

Ancak bizler her yıl olduğu gibi bu yıl da;
40 yıl önce bir kış gününde yağan kar tanelerini kana bulayan gerici yobaz zihniyeti kınamak ve kaybettiğimiz canlarımızı anmak üzere Maraş’da olacağız..

Yorum Yaz