CUMARTESİ ANNELERİ, KATLEDİLEN AVUKATLARI İÇİN BULUŞTU

0
41

Cumartesi Anneleri, kayıplarının akıbetinin açıklanması ve belli olan faillerin yargılanması talebiyle gerçekleştirdiği 714’üncü hafta eyleminde polis ablukasına rağmen bir araya geldi. HDP milletvekilleri Meral Danış Beştaş, Dilşat Canbaz, Zeynel Özen, CHP Milletvekilli Sezgin Tanrıkulu, Sinema Sanatçısı Nur Sürer ve çok sayıda siyasi parti ve demokratik kitle örgütünün destek verdiği eylemde, gözaltında kaybedilenlerin fotoğrafları ve resimlerinin basılı olduğu tişörtler taşındı.

‘TÜRKİYE HUKUK DEVLETİ OLMADIĞI İÇİN…’

Bu haftaki açıklamayı okuyan gözaltında kaybedilenlerin simge ismi Hasan Ocak’ın kardeşi Maside Ocak, 15 haftadır Galatasaray’da basın açıklaması yapma haklarının hukuksuz bir biçimde engellendiğini hatırlattı. Hukukun gereği gibi işlememesinin, devlet mekanizmasının hukuk kurallarına bağlı olmadan çalışması sonucunu doğurduğunu vurgulayan Ocak, “Türkiye demokratik bir hukuk devleti olmadığı ve yargı, hukukun üstünlüğünü yaşatma ve yüceltme görevini yerine getirmediği için, yurttaşlar olarak hak ve özgürlüklerimizden mahrum bırakılıyoruz” dedi.

‘ADALET ARAYIŞINDAN VAZGEÇMEDİKLERİ İÇİN KATLEDİLDİLER’

Bu hukuksuz ikliminde hak arama özgürlüğünün en önemli güvencesi olan avukatların da ağır ihlallerle karşı karşıya kaldığını kaydeden Ocak, katledilen avukatları Şevket Epözdemir ve Tahir Elçi’yi anmak üzere buluştuklarını ifade etti. “Onlar, hukukun askıya alındığı koşullarda işlenen insanlığa karşı suçların peşine düştüler. Bu suçların faillerini açığa çıkarmak için mücadele ettiler. Bu nedenle baskıya maruz kaldılar” diyen Ocak, “İnsan hakları savunuculuğu faaliyetlerinden vazgeçmeleri için tehdit edildiler. Tehditlere direnip faaliyetlerini sürdürmeye devam edince de katledildiler” diye ekledi.

‘HAK İHLALLERİNE KARŞI MÜCADELE EDİYORDU’

Ocak, İHD Tatvan Temsilcisi Avukat Şevket Epözdemir’in da ‘90’lı yıllarda yaşanan ağır hak ihlallerine karşı yürüttüğü hukuk mücadelesi nedeniyle tehdit edilen avukatlardan biri olduğunu aktardı. 25 Kasım 1993 tarihinde bürosundan evine dönerken kaçırılan Epözdemir’in ertesi gün gözleri bağlı, yüzünden ateşli silahla vurulmuş cansız bedeninin Bitlis’in Güroymak ilçesi civarında yol kenarındaki bir kanalda bulunduğunu belirten Ocak, ailesinin tüm yasal girişimlerinin de sonuç vermediğine işaret etti. Ocak, suçun ortaya çıkarılması ve delillere ulaşmayı hedefleyen “olay yeri incelemesi”nin bile cinayetten 17 yıl sonra yapıldığına dikkat çekti. 25 yıldır Şevket Epözdemir cinayetini açıklığa kavuşturacak etkin bir soruşturma yürütülmediğini vurgulayan Ocak, Epözdemir’in katledilmesinin çeyrek asırdır cezasız bırakıldığını kaydetti.

‘ELÇİ CİNAYETİ’NDE 3 YILDIR BİR ŞÜPHELİ BULUNMADI!’

Ocak, Amed Baro Başkanı Tahir Elçi’nin de insanlığa karşı işlenmiş suçların cezasız kalmaması için yürüttüğü mücadele ile bilinen bir avukat olduğunu hatırlatarak,”Bu nedenle ağır baskı gördü, tehdit edildi. Diyarbakır Baro Başkanıyken hedef gösterildi. 28 Kasım 2015 tarihinde Diyarbakır’ın Sur ilçesinde bulunan ve çatışmalarda zarar gören Dört Ayaklı Minare önünde tarihi yapıların korunması için yaptığı basın açıklaması sırasında başından tek kurşunla vurularak öldürüldü” dedi.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here