Firaz Baran: Maraş’ta sistemli bir katliam uygulandı

81

Maraş Katliamının 39. yılı yaklaşırken sadece Türkiye’de değil Avrupa’da da bir dizi anmalar düzenlenecek. Anmalar öncesinde Almanya Wipperfürth Alevi Dergahı’da 39. yıla ilişkin konuşmalar yapıldı. Yazar Aziz Tunç, katliam tanığı Fidan Kabayel’in katıldığı etkinlikte yazar Firaz Baran bir konuşma yaptı. Baran, konuşmasında 1920’den 1978 Maraş katliamına kadar olan olayları anlattı.

Firaz Baran’ın konuşmasının tam metni:

A- 1920: Maraş’ta Ermeni Katliamı

1920’de Maraş merkezde 70 bin kişi yaşıyordu. Bunlardan 40 bini Ermeni’ydi. Nüfusu 17 bin olan Zeytun kazasının çoğu da Ermeni’ydi. (Maraş merkeze 65 km’dir. Şimdiki adı Süleymanlı). Köylerdeki Ermenileri de katarsak yaklaşık 100 bin Ermeni yaşıyordu.

Maraş Ermenileri 1915 ve 1920’de iki defa katliama maruz kaldılar. Kurtulanlar önce Halep üzerinden Beyrut ve Marsilya’ya; oradan da Latin Amerika’ya gittiler. Bugün Buenos Aires kentinde 25 bin, Montevideo’da 15 bin ve Sao Polo’da da 5 bin Maraşlı Ermeni yaşıyor.

Bugün Maraş merkezde yüz binlerce insan yaşıyor. Ancak Ermeniler yok.

B- 1978: Maraş’ta Katliam ve Boşalan İlçeleri

Maraş merkezde 1978 sonunda bir katliam daha yaşandı. Bu katliamda resmi rakamlara göre 111 kişi öldü, binin üzerinde kişi yaralandı. Yine Kürt Alevilere ait 552 ev 289 işyeri yakıldı. Katliam sonrası şehir merkezindeki Kürtlerin %80’i şehri terk etti.

Maraş Katliamı sonrası dava açıldı. Bu davada katliamın planlı yapıldığı ortaya çıktı. Mahkeme belgelerine göre katliam şöyle planlanıyor:

1- Katliamdan 4 ay önce MHP militanları, MİT yetkilileri ve bazı ırkçı zengin Türkler toplantı yaptı ve bir planlama çıkardı.

2- Bu plana göre nüfus sayımı yapıldı ve insanlara anadilleri ve inançları soruldu. Aileler ve adresleri not edildi. Yine bazı evlere de kırmızı boyayla X işareti atıldı.

3- Katliam yıl sonuna denk getirildi. Yılbaşı biletleri dolayısıyla Maraş’a katliamdan iki hafta önce çok sayıda sözde „milli piyangocu“ geldi. Bunların tümü Ankara’dan özel emirle gönderilen tetikçilerdi. Bunların şehirdeki saldırıları organize ettiği ortaya çıktı.

4- Ülkücülerin gittiği bir sinemaya ses bombası atıldı. „Aleviler attı“ denildi ve insanlar Alevilere saldırtıldı. Oysa atan kişinin Ökkeş Kenger olduğu ortaya çıktı.

5- Ülkücülerin öldürdüğü iki öğretmenin cenaze törenine yaklaşık 10 bin (on bin) ülkücü planlı bir şekilde taşlar, takunyalar, sopalar ve silahlarla saldırdı.

6- 22-23-24 Aralık günlerinde Kürt Alevilerin önceden belirlenen evlerine saldırı yapıldı. Bu saldırılar Maraş’ta Kürtlerin yaşadığı bütün mahallelerde onlarca ayrı grup tarafından yapıldı. Her grup 100 ila 500 kişi arasında değişiyordu. Organizeli, parolalı hareket ediyorlardı. Savaşlardaki haberleşme sistemlerini kullandılar ve her gruba bir kişi liderlik ediyordu.

Böylesine sistemli bir şekilde katliam uygulandı.

Belirttiğimiz gibi merkezdeki Kürt-Alevi nüfusun ezici çoğunluğu Maraş’tan ayrıldı. Maraş’ın Pazarcık, Afşin, Göksun ve Elbistan ilçelerindeki Kürtler de süreç içinde çeşitli ekonomik ve siyasi baskılarla karşılaştı ve çoğunluğu Avrupa ülkelerine geldi. Bugün sadece yüz bin Pazarcıklının Avrupa ülkelerinde yaşadığını söylersek demografik yapının ne kadar değiştiği anlaşılır.

Duyarlılık ve Destek
Katliam tüm Kürdistan ve Türkiye’de protestolarla karşılandı. Örneğin Trabzon’da 28 Aralık günü 5 bin kişinin katıldığı bir protesto gösterisi yapıldı. Antalya’da her halktan işçilerin katıldığı bir ekonomik yardım kampanyası yapıldı. Nusaybin’den bir tren dolusu genç Maraş’a doğru giderken Batman’da durduruldu ve geri gönderildi.

İnsan Kurtaran Bazı Kahramanlar
Katliam sırasında birçok insan bireysel çabalarıyla yüzlerce insan kurtardı. Bunlardan bazıları şunlar:
* Ahmet Renklitepe: YSE Otobüsüyle 2 bin kişi şehir dışına çıkardı.
* Mardinli Genç (ismini öğrenemedim) ve Hapê’nin Oğlu: 40 çocuğu traktörle köye ulaştırdılar.
* Bayram Bozay: Evine 70 yaşlı ve yaralıyı alıp 3 gün direnerek onları kurtardı.
* Nasır Nesanır: Kamyonuyla gizlice şehre girip birçok sefer yaparak aileleri kurtardı.
* Moro ve Kulaksız Mehmet’in evinde yapılan mevziler sayesinde saldırganlar Yörükselim Mahallesi’ne giremediler.

Katliamın Sonuçları
Kürtler sadece can ve mal kaybı değil aynı zamanda bir şehri kaybetti.
13 ilde sıkıyönetim ilan edildi ve bu ilanla devrimci-demokrat avına çıkıldı.
Kürt-Türk, Alevi-Sünni çelişkisi derinleşti.
Kürtler Maraş kentine küstü.
Yüzlerce çocuk öksüz ve yetim büyüdü.
Yüzlerce aile fakirleşti, travma ve korku içinde yaşadı.

Devlet hastanesi kayıtlarına göre katliam sırasında 104 müracaat oldu ve bunlardan 19’u ölüydü. Ancak tanıklar en az 10 kişinin Dr. Çetin Diker tarafından zehirli iğnelerle öldürüldüğünü anlatmaktadır.

Yorum Yaz