Bir Ocak Ailesinin 12 Eylül’e Karşı Direnişi

77

Yazar Firaz Baran gizli kalmış bir hayatı gün yüzüne çıkartıyor. Baran Yenimaraş.com için Pir-Zakir Mistkî Şekir’in hayatına dokunurken Ozan Eylemi’nin hiç bilmediğimiz yaşamına yolculuk yaptırıyor. Ve bize Bir Ocak Ailesinin 12 Eylül’e Karşı Direnişi: Ozan Eylemi ve Kuzenleri’nin hayatlarına tanıklık ettiriyor. 

Firaz Baran’ın söyleşisi…

“Yüz yirmi dört nebi geldi cihana /Yine cahil kavmı buldu bahana / Darı didar ile geldik meydana/ Gahi Mansur gah Nesimi göründüm“ (Ozan Eylemi)

 Pazarcık’ta OCAXÎ MALÊ ŞEKIR cem yürüten, talipleri olan bir ocaktır. Son temsilcisi Mistkî Şekir’dı. Pir-Zakir Mistkî Şekir şöyle tanınır: Keman çalarken kuşlar durup dinlerdi.  Mistkî Şekir’in 13 yeğeni ve 70 yaşındaki bir kuzeni 12 Eylül 1980 askeri darbesi döneminde tutuklandı. Aylarca işkence gördüler. Kimi 3 yıl, kimi 4 dört yıl hapis yattı. Mistkî Şekir’ın yeğeni Ali Manış cezaevinden ağır hasta olarak çıktı. Ve 1993’te Paris’te dört çocuğunu ve gözü yaşlı eşini geride bırakarak genç yaşında dünyasını değiştirdi.

Ozan Eylemi “Daim dert çekmeye sabırlar veren“ bir zakir. O, pirlerin mürşidi Mistkî Şekir’ın vatanı, semahın durmadan döndüğü Pazarcık’ın Dî Bêxça köyünde 1948 yılında doğdu.

7 yaşından itibaren köyünden uzak kalan bu saz dostu, ilkokulu bağlarıyla meşhur Kizîron köyünde teyzesi Alê’nin evinde okudu. Ortaokulu da Pazarcık’ta, Mülk köyünden aile dostu Kalaycı Necip ve Rîvon köyünden Ayakkabıcı Waqqos’un evinde bitirdi. Ozan Eylemi, liseyi de 12 Eylül’de ağır işkenceler gören Ali Mendeş ile birlikte Maraş’ta tamamladı. 1971 yılında da Antep Öğretmen Okulu’ndan mezun olup öğretmen oldu.

Şiirleri Yakıldı, 6 Ay İşkencede Kaldı

1980’e kadar öğretmenlik yapan Ozan Eylemi, 14 Kasım 1980’de Antep’teki evinde tutuklandı. Gözlerinin önünde ortaokuldan bu yana yazdığı bütün şiirleri polisler tarafından yakıldı.

Ozan Eylemî, eşi Sakine ve çocuklarıyla… 1980. Acılara, ayrılıklara ve ama aynı zamanda büyük direnişe sebep olan 12 Eylül zulmünden kısa bir süre önce…

Ozan Eylemi, öğretmen sendikası olan TÖB-DER üyesiydi. Darbeciler, bütün TÖB-DER üyesi öğretmenlere kuşkuyla bakıyorlardı. Ozan Eylemi sırf TÖB-DER üyesi olduğu gerekçesiyle tutuklandı ve 1 ay Antep’te, 5 ay da Maraş emniyetinde işkence gördü. “6 ay boyunca gözlerim bağlıydı“ diyen Ozan Eylemi, 3.5 yıl hapiste kaldı. Maraş ve Mersin cezaevinde tutuldu ve Mersin’de tahliye oldu.

Ozan Eylemî’nin hapisteyken eşine gönderdiği bir bayram kartı. Şiirin bir kıtası şöyle: Felek koymuyor ki gülem / Param yok ki mendil alam / Nazlı yare bir gül salam / Hediyesiz bayram olmaz

1984’te Ankara’ya yerleşen Ozan Eylemi, 1989’da Almanya’ya geldi. Halen burada olan Ozan Eylemi, yıllarca eşi Sakine’nin yakalandığı hastalığa karşı mücadele etti. Yılların çabası yetmedi ve eşi Sakine Almanya’da, yurttan uzakta hakka yürüdü.

Ozan Eylemi, Almanya’ya geldiği yıldan bu yana düzenli olarak şiir yazıyor. Bugün 3 bine yakın şiiri birikmiş durumda. Halk şiiri tarzında yazan Ozan Eylemi’nin iki kitabı çıktı: “Muhabbet Bahçesi“ ve “Umuda Serdiğim Güller“.

Ozanın, 50’den fazla bestesi de bulunuyor. Bu besteleri Turabi, Kul Mamoş ve Nurşani gibi sanatçılar seslendirdi.

Pir (Dede) Aileleriyle Akrabalık

40 yıl öncesine kadar Pazarcık’taki Alevi ocakları içinde şöyle bir anlayış hakimdi: “Ocak çocukları taliplerle evlenmez. Başka bir ocaktan birisiyle evlenir.“ Bunun nedeni çocuk ocakta piştiği için büyüdüğünde hizmet yapması ona zor gelmez. Çünkü ocakların misafiri çok olur. Bu nedenle Pazarcık’taki ocaklar birbirine akrabadır. Ozan Eylemi’ye akraba oldukları ocakları soruyorum. Şöyle yanıtlıyor:

* Bulam köyündeki Seydo Dede, Hamza Dede, Gozal Dede babamın teyzesisinin çocukları.

* Abuzer Dede, babamın dayısının oğluydu. Hanımı da benim halamdır. (Quylon köyündeki)

* Mirto Baba’nın eşi Fotê Ana, babamın dayısının kızı.(Sakarat köyünde)

* Çîgîle’den Hasanî Obbês annemin dayısıdır. Mamkî Walî annemin babası. Bovî Walî’nin türbesi vardır.

* Hisenî Sêdiq, babamın yeğenidir. Sûltonê Şekir’ın oğludur.

* Ocî Mistke (Oruç Fesli)’nin eşi, Sultan halamın kızı.(Şixraşon köyünde)

* Vefat eden eşim Sakine Saydkî Sêdiq’ın torunuydu. Cem yürütürdü.“

Mistkî Şekir ve Yetiştirdiği Pirler

Ozan Eylemi ile amcası Pir-Zakir Mistkî Şekir’ı da konuşuyoruz. “Mistkî Çûre, Hisenî Sêdiq, Bovî Obbês ve Ocî Mistke gibi birçok pir-zakiri kendi dergahında irşad etti“ diyen Ozan Eylemi, devamla şu bilgileri aktardı:

“Mistkî Şekir Kurmancî ve Türkçe semah dönderirdi. Kalbinin güzelliği yüzüne vurmuş derler ya… Aynen öyleydi. Saz çaldığı zaman insanlar zikre girerlerdi. Keman da çalardı. Görünümü çok yiğitti. Kızılbaş bıyıklıydı. Çakmak çakmak gözleri vardı. Kara kaş, kara göz ve esmerdi. Kürd ve Kızılbaş simalı yani. Kürdçe’yi çok seviyordu. Dedeler evine çok gelirdi. İnsanlar grup grup gelirlerdi. Semahlarında yüzlerce insan oturup kalkardı. Semahı dönderdiği zaman hayvanlar bile dururdu. Sazı da çok güçlüydü.“

Adana’nın Kızıldere köyü… Saldalyede oturan Pir-Zakir Mistkî Şekir. Mistkî Şekir, 20. yüzyılda İç Toroslar bölgesinde yaşamış en önemli Pir-Zakirlerdendir. Özellikle bilgisi ve kemanı icrasıyla halen anlatılan bir ocaktır.

1909’da doğan Mistkî Şekir, 1966 yılında 57 yaşındayken Nosiron köyünde hakka gitti. Sırlama töreni çok kalabalık geçti. Mezarı Dî Bêxça’dadır ve halen başta Çigîl, Moxson, Olîbagon, Dî Mûse ve Kûylon olmak üzere birçok köyden ziyaretine gidilir.

Alevilik yolunu dedesi Şekir’den öğrenen Mistkî Şekir, Hisenî Şekir’ın oğludur.

Dî Bêxça Üstüne

Dî Bêxça 6 haneden oluşan bir mezra. Bu haneler de Molê Şekir’dan oluşuyor. Dî Bêxça, bir vadi içinde kurulduğu için aynı zamanda Kortê Bêxça da denmektedir. Önce ailenin büyüğü Şekir pirlik yapıyor. Ardından iki oğlu Hisenî Şekir (Mistkî Şekir’ın babası) ve Hacî Şekir, onlardan sonra da Mistkî Şekir ve Olkî Şekir pirlik yapıyor.

Şekir ailesi aynı zamanda Ocoxî Bê (Yel Ocağı) idi. Yani romatizma pirleriydi. Ozan Eylemi, bu durumu şöyle açıklıyor: “Eskiden doktorlar yoktu. Pir elini verdiği zaman iyileşirdi. Romatizması olanlar gelirdi. Birgün babama sordum. ‘İnsanlar kapınıza geliyor, aradığını buluyor, mutluluğa erişiyor. Bu nasıl oluyor’ dedim. ‘Onlar inanıyorlar. Biz de bütün sevgimizi onlara aktarıyoruz’ demişti.“

Dört kuzen… Dördü de 12 Eylül’de işkence gördü, hapis yattı. Soldan sağa: Ozan Eylemî’nin amcasının kızı Zeynep, teyzesinin kızı Sultan, 1993’te hakka giden kardeşi Ali ve Ali’nin eşi Türkan.

Ozan Eylemi’nin hakka giden kardeşi Ali ve Maraş Katliamı üzerine yazdığı iki ağıt-şiir:

Kardeşim Ali’nin Anısına

12 Eylül’ün kor ateşinde

Hergün işkencede dağlattın bizi

Layık mıdır ecel 35’inde

Aldın kardeşimi ağlattın bizi

 

Ey askeri cunta Ali’yi yaktın

Ezdin gözaltında çarmıha çaktın

Neden dört yavruyu yetim bıraktın

Faşist Kenan Evren dağlattın bizi

 

Hergün zulüm şiddet gördün içerde

Gözlerin hep bağlı karanlık perde

12 Eylül’de işkencelerde

Kaldın gece gündüz ağlattın bizi

İnkar ve imhada mazlum emekçi

Hapishanelerin kan revan içi

Kürd Alevi olmak Ali’nin suçu

Behey faşist sistem dağlattın bizi

Eylemî hasretim o güzel dosta

Yiğidim üç sene kaldı hapiste

93’te kaybettik Paris’te

Dost 11 Temmuz’da ağlattın bizi

Maraş Katliamı

İnsanlık ağladı halkım inledi

Kan gölüne çevirdiler Maraş’ı

Kanlı katliamı dünya dinledi

Nar içinde kavurdular Maraş’ı

Çarmıhlara diri diri çaktılar

Kelle kesip mızraklara taktılar

Kürdü Aleviyi yakıp yıktılar

Gökyüzüne savurdular Maraş’ı

Kapılara çarpıları koydular

Hamile kadının karnın oydular

Alevi’nin malın mülkün soydular

Bir virana çevirdiler Maraş’ı

Kör Muhsin sistemin tuzu kurusu

Maraş Katliamı bir yüz karası

Şu yeşil çapulcu yobaz sürüsü

Bir yangına çevirdiler Maraş’ı

Kürde, Kızılbaşa devletin kini

Amaçları bir darbenin zemini

Tarayıp vurdular Yörükselim’i

Fidan gibi devirdiler Maraş’ı

Aramızı girdi kara kediler

Kürdü Aleviyi öldür dediler

Kızılbaş vurana cennet verdiler

Cehennemde kavurdular Maraş’ı

Kan zulüm içinde ağlar analar

Üstüste cesetler yürekler yanar

Vuruldu Mengüçler, mazlum Sunalar

Pusu kurup öldürdüler Maraş’ı

Sakın mazlum halkım unutma günü

24 Aralık katliam günü

Ülkücü faşistler etti düğünü

Çapulcular yaktılar Maraş’ı

Eylemi der mezarımızı kazdılar

Kızılbaşı liste liste yazdılar

Çoluk çocuk kurşunlara dizdiler

Kan gölüne çevirdiler Maraş’ı

Yorum Yaz