Termik santraller Elbistan’ı boğuyor

37

43 yıldır termik santrallerin kıskacında olan Elbistan, külden bir kente dönüştü. Hastalık saçan, havayı kirleten, doğayı ve toprağı öldüren santrallere tepki gösteren ekolojistler, ‘Nefes alamıyoruz’ diyor

2 buçuk milyon dönüm arazisi, 1 milyon 700 dönümden fazla birinci sınıf tarım alanı olan ve Türkiye’nin 4’üncü büyük ovası Gurgum (Maraş) Elbistan Ovası, giderek ‘kül’e dönüşüyor. Elbistan’da ilk termik santralin temelleri 1974 yılında A Termik Santrali olarak atılırken, 1984 yılında tamamlanan ve 1986 yılında faaliyete geçen santral, filtresiz bir şekilde 31 yıl çalıştıktan sonra durduruldu. Yıllarca filtresiz çalışan santral, bölgede neredeyse her aileden bir kişinin kanserden hayatını kaybetmesine neden oldu. Yine aynı bölgede bulunan ikinci bir termik santral ise, B Termik Santrali. 1995 yılında faaliyete giren B Termik Santrali için ÇED onayının her ne kadar şart konularak verileceği söylense de, bu şarta uyulmadan ikinci santral de faaliyete girdi. Söz konusu şart, B santralin yapılabilmesi için bölgede mevcut olan A Termik Santrali’ne filtreleme sistemi, gaz ve kül tutucu sistemlerin yapılmasıydı. Ancak bu gerçekleşmeden 2 santral de 95 yılından bu yana faal çalışıyor.

Elbistan kıskaç altında

Bölgeyi tesiri altına alan 2 termik santralden sonra C ve D termik santralleri de yapılmak istendi. 2015 yılında yasal süreci başlayan santrallerin yapımı daha sonra durduruldu. Hem santrallerin bölgeye verdiği zararı yakından takip eden hem de yeni santrallerin yapılmaması için her türlü mücadeleyi veren Hayatı ve Doğayı Koruma Platformu Sözcüsü İbrahim Yalçın, bölgenin başka termik santral kaldıramayacağını, yapılması durumunda ilçenin buradan göç etmek zorunda kalacağını belirtti. Yalçın, “Bu süre içerisinde zaten hastalıklar arttı. Tabiat kirlendi. Toprak kirlendi. Toprakta üretilen ürünler kirlendi. Hava kirlendi. Anlayacağınız burası yaşanmaz hale geldi. İnsanlar nefes alamıyor” dedi.

Tarım bitiyor

Bölge halkı olarak yapımı durdurulan santrallerin ileri ki dönemlerde tekrar gündeme gelmesinden endişe duyduklarını ifade eden Yalçın, “Bu yeni termik santral, Elbistan’a 13 kilometre uzaklıkta olacaktır. ÇED’de etkisi 7,5 kilometre olarak göstermişler. Bu gerçekliği yansıtmıyor. Hava sülfülasyonundan kaynaklı 140 bin nüfuslu yaşam alanı doğrudan etkilenecektir” şeklinde konuştu.
Yalçın, “Diğer bir termik santral yapımı ise, Elbistan’a 10 km uzaklıktaki Büyük Yapalak ve Küçük Yapalak köyleri arasına kurulmak isteniyor. Anadolu A.Ş. denilen bir firma tarafından yapılmak isteniyor. ÇED süreci başladı ama tamamlayamadılar. Süreleri bu ay doldu, istediklerini alamadılar. Ancak halk endişe içinde aksi halde buralar boşalacak. Bir ilçe yok olacak” dedi.

Kanserden ölmek istemiyoruz

Yine Hayatı ve Doğayı Koruma Platformu’ndan Fatih Özcan ise, “Ben başta babamı, amcamı, dayımı, komşularımı, diğer akrabalarımı, arkadaşlarımı kanserden kaybettim. Bunların resmi kayıtlarda ne sebeple hayatlarını kaybettikleri bellidir. Öncelikle hava kirliliğini önlemek amacıyla imza kampanyası başlattım. 2 gün içinde Elbistan’ın bir caddesine kurduğum stantta yaklaşık 10 bin imza topladım. Biz burada doğduk, burayı terk edemeyiz. Bu şekilde de ölmek istemiyoruz” dedi.

Yorum Yaz