Nurhak sana güneş doğmaz….

91

Nurhak Katliamı, 31 Mayıs 1971 günü Nurhak’ta, İnekli köyü yakınlarında, kürecik amerikan radar üssünü basmak için yola çıkan Sinan Cemgil, Alpaslan Özdoğan ve Kadir Manga’nın, bir muhtar tarafından ihbar edilmeleri sonucu jandarma tarafından kuşatılmaları ve girdikleri çatışmada öldürülmeleriyle sonuçlanan katliam.

Gruptaki diğer kişilerden Mustafa Yalçıner ağır yaralandı, Hacı Tonak yakalandı, Metin Güngörmüş ve Ahmet Erdoğan ise kaçtılar. Daha sonra 6 Haziran da yakalanan Güngörmüş ve Erdoğan, Yalçıner ve Tonak la birlikte THKO davasından yargılandılar.

Olayların gelişimi

12 Mart 1971 günü, hükümete Genelkurmay Başkanı Orgeneral Memduh Tağmaç, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Faruk Gürler, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Muhsin Batur ve Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Celal Eyiceoğlu’nun imzasını taşıyan bir muhtıra verildi.[3] Muhtırada şöyle deniliyordu:

“Meclis ve hükümet, süregelen tutum, görüş ve icraatı ile yurdumuzu, anarşi, kardeş kavgası, sosyal ve ekonomik huzursuzluklar içine sokmuş, Atatürk’ün bize hedef verdiği çağdaş uygarlık seviyesine ulaşmak ümidini kamuoyunda yitirmiş ve anayasasının öngördüğü reformları tahakkuk ettirememiş olup, Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceği ağır bir tehlike içine düşürülmüştür”.

Ordunun fiilen yönetime el koymasıyla birlikte hükümet istifa etti. Yeni kurulan Nihat Erim başkanlığındaki darbe hükümetinin ilk icraatı, Balyoz Harekâtı’nı başlatmak oldu. Harekât kapsamında başta Ankara, İstanbul ve İzmir olmak üzere 6 ilde sıkıyönetim ilan edildi. Türkiye İşçi Partisi ve DİSK kapatıldı. Ziverbey Köşkü bir işkence merkezine dönüştürüldü, yüzlerce devrimci gözaltına alındı, hapislere atıldı. Bu saldırı çerçevesinde Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu (THKO) liderleri Deniz Gezmiş, Hüseyin Aslan ve Yusuf İnan yakalanarak idama mahkûm edildiler.

THKO militanları, önderlerinin idamını engellemek üzere Malatya Kürecik’te bulunan ABD Radar Üssü’nü basmaya karar verdiler. Sinan Cemgil, Alpaslan Özdoğan, Kadir Manga, Mustafa Yalçıner, Hacı Tonak, Metin Güngörmüş ve Ahmet Erdoğan’dan oluşan 7 kişilik bir grup, Mart ayı ortalarında başladıkları gerilla eğitimini, Mayıs ayının sonlarına kadar sürdürdüler ve üssü basmak üzere yola koyuldular. Yanlarında bol miktarda patlayıcı madde vardı. Bu patlayıcıları içeriye döşeyip içeride kim varsa rehin alacak, karşılığında Deniz, Yusuf ve Hüseyin’in Cezayir, Suriye gibi herhangi bir ülkeye gönderilmelerini isteyeceklerdi. [2]

31 Mayıs’ta Gölbaşı’nın İnekli Köyü yakınlarına geldiler. Yiyecekleri ve suları tükenmişti. Bir çoban onları gördü. Çobanı fark eden THKO militanları, onun uzaklaşmasına izin verdiler. Bu güne kadar pek çok köylüyle temas kurmuş, kendilerini avcı olarak tanıtmışlardı ve hiçbir ihbar vakası olmamıştı. Oysa bu defa ülkücülerin de bulunduğu bir bölgedeydiler. [2]

Köye dönen çoban muhtara “eşkıya” gördüğünü haber verdi. Muhtar, o dönemde bölgede pek az olmasına rağmen, büyük bir talihsizlik eseri olarak manyetolu bir telefona sahipti. Jandarmayı arayarak durumu bildirdi. Kısa bir süre sonra etrafları sarıldı. Çatışma iki saate yakın sürdü. Sinan Cemgil, Alpaslan Özdoğan ve Kadir Manga, askerler tarafından katledildi, Mustafa Yalçıner ağır yaralandı, Hacı Tonak silahsız olduğu için çatışamadan yakalandı, Metin Güngörmüş ile Ahmet Erdoğan kaçmayı başardılar

Yorum Yaz