Türk Tabipleri Birliği (TTB), Türk Toraks Derneği (TTD), Pratisyen Hekimlik Derneği (PHD), Türk Pediatri Kurumu (TPK) ve TTB Uzmanlık Dernekleri Eşgüdüm Kurulu (TTB UDEK), TBMM kararı ile 13 kömürlü termik santralin tekrar faaliyete geçirilmemesi için basın açıklaması yaptı. Okunan raporda, yasal kılıf altında kansere davet çıkarılmak istendiği vurgulandı.

Haberin Videosu

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nun 1 Kasım’da yapılan toplantısında faaliyette olan 13 kömürlü termik santrale çalışma izini veren tasarı kabul edilerek onaylanmak üzere TBMM Genel Kurulu’na gönderildi.

TTB, TTD, PHD, TPK ve TTB Uzmanlık Dernekleri Eşgüdüm Kurulu, tanınan süre içerisinde gerekli yatırımları yapıp önlem almadıkları için önümüzdeki yıl başında kapatılması gereken 2’si kamu, 11’i özel 13 termik santrale 2,5 yıl ek süre tanınarak, insan ve çevre sağlığına verdikleri zararın yasa yardımıyla devam ettirilmesine tepki gösterdi.

TTB Genel Merkezinde yapılan basın toplantısında ortak açıklamayı TTB Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Sinan Adıyaman okurken söz konusu girişimin iptal edilmesi ve santrallerin gerekli önlemleri alıncaya kadar kapatılmaları istendi.

“ÜLKEMİZİN AĞACINA, SUYUNA, HAVASINA SAHİP ÇIKIYORUZ”

Adıyaman, açıklamasının devamında şunlara dikkat çekti:

“Bilinmelidir ki, 2013’ten bugüne dek çevreyi korumaya yönelik taahhütlerini yerine getirmemiş olan bu santrallere daha önce de hava kirliliğini önleyici tedbirleri almak üzere 3 yıl ek süre verilmişti. Yasal zorunluluğa rağmen halk sağlığı konusunda bu kadar rahat ve sorumsuz davranabilmiş olmaları, o 3 yılın ardından yeni bir süre uzatması alacaklarına dair güvence ve sözlerin kendilerine verilmiş olduğu kuşkusu doğurmaktadır. Bizler, Türk Tabipleri Birliği, Türk Toraks Derneği, Pratisyen Hekimler Derneği ve TTB Uzmanlık Dernekleri Eşgüdüm Kurulu olarak; yasal kılıf altında 2.5 yıl daha sürdürülmek istenen bu ‘zehir’ salınımının insanların erken ölümüne, akciğer, kalp ve nörolojik hastalıklar başta olmak üzere pek çok hastalığa ve kansere neden olacağını çok iyi biliyoruz. Sadece hastalıkların kendisiyle değil, hava ve çevre kirliliği gibi hastalıklara zemin hazırlayan etkenlerle mücadele edilmesi gerektiğine inanıyoruz.”

HAVA KİRLİLİĞİ ERKEN ÖLÜM VE KANSERE YOL AÇMAKTA”

Bu bilimsel dayanaklarla, soluduğumuz havayı kirleterek bizleri ‘taammüden hastalandırmaya ve öldürmeye’ izin veren söz konusu yasal düzenlemeyi kabul etmiyoruz. Termik santrallerin havayı kirletme izinlerinin uzatılacağı bölgelerin tamamında 2019 yılındaki hava kirliliği düzeyleri Avrupa Birliği ölçütlerini çok fazla aşmıştır. Avrupa Birliği ölçütlerine göre hava kirliliği yılda en fazla 35 gün aşılabilecekken, bu bölgelerde yaşayan insanların mevcut durumda bile yılın hemen her günü hastalık ve ölümlere yol açacak düzeyde kirli hava soluduğu saptanmıştır. Bir başka ifadeyle bu bölgelerde hava kirliliği hali hazırda dahi çok ürkütücü boyutlardadır. Bu santrallerin üçünün zaten hava kirliliği açısından çok ciddi sorunlar yaşayan Bursa, Manisa ve Yatağan’da olması olayın vahametini daha da artırmaktadır.

Hava kirliliğinin erken ölümlere, çeşitli akut ve kronik hastalıklara, başta akciğer kanseri olmak üzere çeşitli kanserlere yol açabilen büyük bir halk sağlığı sorunu olduğu ortada iken, kendilerine tanınmış sürelerde gerekli parasal kaynağı ayırıp yeterli önlemleri almayan firmaların “havayı kirletme izin” lerinin 2022 yılına kadar uzatılması, halkın sağlığının hiçe sayılması pahasına firmaların ekonomik olarak kayırılması anlamına gelmektedir. Bu nedenlerle; TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nun 1 Kasım’da yapılan toplantısında kabul edilip Meclis Genel Kurulu’na sunulan ve santrallere “kirletme izni” veren girişimin iptal edilmesini ve insanların ölümüne ve hastalanmasına yol açan bu santrallerin gerekli önlemler alınıncaya kadar kapatılmasını talep ediyoruz.”

“HALK SAĞLIĞI HİÇE SAYILMAKTA”

Basın toplantısında ayrıca TTD tarafından hazırlanan termik santrallerin hava kirliliğine etkisini içeren rapor da paylaşıldı. Türkiye’nin alternatif enerji kaynakları seçeneklerine sahip olduğunu belirten TTD Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ali Fuat Kalyoncu, sadece güneş enerjisi ile Türkiye’nin ihtiyacı olan enerjinin 6 katının elde edilebileceğini söyledi. Hava kirliliği ölçüm istasyonlarının 2018’den bu yana etkili çalışmadığına dikkat çeken Kalyoncu, bu istasyonların iyi ve doğru çalışmasının önemine işaret etti. Kalyoncu, “Bu karara el kaldıranların talebimizi düşünmelerini istiyoruz” diye konuştu.

PİRHA / ANKARA

#gallery-1{margin:auto}#gallery-1 .gallery-item{float:left;margin-top:10px;text-align:center;width:33%}#gallery-1 img{border:2px solid #cfcfcf}#gallery-1 .gallery-caption{margin-left:0}

Yorum Yaz

Diese Website verwendet Akismet, um Spam zu reduzieren. Erfahre mehr darüber, wie deine Kommentardaten verarbeitet werden.