Dersim Hozat’a bağlı Taner Köyü’nde yaşayan kadınlar, birçok doğal üründen oluşturdukları marmelat ve reçelleri hazırlıyorlar. Kadınlar hem üretiyor hem de satıyorlar. 

Haberin videosu

Dersim Hozat’a bağlı Taner Köyü’ndeki kadınlar, arazide yetişen ağaçlardan uzun uğraşlar sonucu topladıkları organik meyvelerin marmelatını kendi kurdukları imalathanelerinde yapıp satıyor. Doğal olması nedeniyle ilgi gören marmelat, kadınlara gelir sağlıyor.

Hozat dağlarından toplanan kuşburnu, alıç, erik, elma ve armut gibi organik meyvelerden yapılan marmelat köydeki kadınların geçim kaynağı oldu.

Taner köylü kadınlar, imece usulü dağlardan uzun uğraşlar sonucu topladıkları kuşburnu, alıç, armut ve erikleri yıkayıp ardından kazanlarda kaynatıyor. Daha sonra ezilen meyveler elekten geçirilip, ayıklanıyor. Kadınlar bütün bu işlemleri geleneksel hali ile uyguluyor. Ardından tekrar kaynatılarak marmelat halini alıyor. Organik olan bu marmelat kavanozlara konulup satışa hazır hale getiriliyor. Tamamen doğal olan marmelatlar yörede ilgi görüyor.

Toplanmasından yıkanmasına, kaynatılıp kavanozlara konulmasına değin kadın emeği ile ortaya çıkan marmelatlar artık erkek eli ile değil kadın eli ile pazara sürülüyor.

“GELENEKSEL ÇALIŞMA YÜRÜTÜYORUZ”

Hozat Taner Köyü ev yapımı reçellerinin öncülüğünü yapan Nermin Akbalık, yaptıkları kolektif çalışmayı şöyle aktarıyor:

“Biz bir ilki gerçekleştiriyoruz. Doğamızdan topladığımız ürünleri, kadınlarla ortak bir şekilde getirip marmelat ve reçel yapıyoruz. El değmeden ürünleri toplayıp annelerimizin, nenelerimizin yaptığı konserve vb ürünleri marmelat haline getiriyoruz. Bu girişime 4 kadınla birlikte geçen sene başladık. Bu sene biraz daha büyüterek daha fazla kadınla ortak yapabilmek için imalathanemizi kurduk. Annelerimizin, nenelerimizin geleneksel biçimde yaptığı ürünleri aynı şekil yapıyoruz. Bir aydır üretimimiz artmış durumda. Bir ekonomik bağımsızlığımız yok, ne yapalım diye düşündük. Dağlarda yetişen ürünlerimizi değerlendirmek istedik. Hem o ağaçlar yaşayacak hem de kadınlar ekonomik bağımsızlığını kazanacak.”

“ÜRETİMİMİZİN HER ALANINDA KADINLARIN ALIN TERİ MEVCUT”

Güven Akgül ise, “Kadınların dahil olduğu kolektif bir şekilde çalışma sistemi kurduk. Çünkü geleceğe dair planlar kuracaksak kadınlarla yapmamız gerekir. Erkek egemen sistemde kadınların böyle bir iş yapması için çabalıyoruz. Kadınlarımız üretim alanında her zaman varlar ancak görünür kılınmıyorlar” diyerek yaptıkları çalışmaya değindi.

Akgül, “Ürettiğimiz ürünlerin toplanmasından şişelenmesine kadar kadınların alın teri mevcut. Üretimimiz geçen sene başladı. Her zaman topraklarımıza dönelim buradan gitmeyelim diyoruz. Biz de bu konuda değerlendirme yapınca böyle bir fikir ortaya çıktı” ifadelerini kullandı.

“ESKİSİ GİBİ DEĞİL; KADINLAR HEM ÜRETİYOR HEM PAZARLIYOR”

Kolektif çalışmaya dahil olan Dilek Akbalık da kadınların emeğinin bu çalışmada karşılık bulduğunu belirterek şunları kaydetti:

“Reçel ve marmelatlarımızı beraber yapıyoruz. Kadın emeğinin ortaya çıktığı bir işi gerçekleştiriyoruz. Toplum içerisinde kadının emeği hiçe sayılsa da her işin arkasında kadın var, kadın yapıyor, ticaretini erkek yapıyor. Ezilen toplumların kadınlarıyız bizler. Köylüler olumlu bakıyor. Yaşlı kadınlarımız bizim kadar rahat değildi, ticaretle uğraşamazdı. Kadın üretir erkek pazarlardı. Ama biz hem üretiyoruz hem pazarlıyoruz. Emeğin karşılığını hem manevi hem ekonomik açıdan alıyoruz.”

“BİZ YİNE ESKİYE DÖNDÜK”

Çocuklarıyla birlikte çalıştığını ifade eden Elif Akgül de geleneksel çalışma yöntemine değinerek eskileri şöyle hatırlattı:

“Doğal yiyecekler toplayıp getirip marmelatlarını yapıyoruz. Eskiden yapıyorduk; hastalık yoktu. Birçok yiyeceği gidip dağlardan toplardık eve getirip kuruturduk. Kışa hazırlık yapardık. Reçellerimizi, marmelatlarımızı yapardık. Ama şimdi her şeyi şehirden alıyor köylüler. Eskisi gibi üretim yok. İlaç katılmış, katkı maddesi koyulmuş yiyecekleri yemek zorunlu hale gelmiş. Ancak şimdi yaptığımız çalışmayla hem doğal yiyoruz hem de birlik beraberlik içerisinde çalışıyoruz. Yine eskiye döndük. Çocuklarımla böyle bir şey yapmak çok olumlu ama şimdi ilaç katılmış ürünler getiriliyor şehirden. Biz yine eskiye döndük.”

Hüseyin YAŞAR/DERSİM

#gallery-1{margin:auto}#gallery-1 .gallery-item{float:left;margin-top:10px;text-align:center;width:33%}#gallery-1 img{border:2px solid #cfcfcf}#gallery-1 .gallery-caption{margin-left:0}




Yorum Yaz

Diese Website verwendet Akismet, um Spam zu reduzieren. Erfahre mehr darüber, wie deine Kommentardaten verarbeitet werden.